BÜLTEN YAZILARI — 22 Mayıs 2012 at 12:20

Uçakta sigara içmek

by

Tütün; tar, nikotin ve karbonmonoksit (CO) olmak üzere 3 ana toksik madde içerir. Tar, boğaz ve akciğer kanserine; Nikotin, damar hastalıklarına neden olur. CO, uçuş için en sakıncalı olanıdır; çünkü kan hemoglobiniyle birleşme kapasitesi oksijenden 210 kat fazladır.  Uçak içinde kabin irtifaının düşüklüğü, oksijen parsiyel basıncının da düşüklüğü demek olduğundan, içilen tütünün dumanındaki CO, kan hemoglobinine çok daha yüksek oranda bağlanarak hipoksi potansiyelini arttırır. Bu nedenle eğer uçuştan önce 2-3 sigara içilmişse, (kandaki karboksihemoglobin’in oksijene olan baskınlığı yüzünden) 5 bin ft kabin irtifaında olan bir insan 10 bin ft irtifaya eşdeğer fizyolojik duruma girer. Bu, sinsi hipoksi riski kadar, gece uçuşlarında karanlık adaptasyonunu bozması bakımından da önemlidir. Kabin basınçlaması (oksijenizasyonu) olsa bile gece görüş keskinliği %15-18 azalır (2,4).

 

Tütündeki nikotinin (adrenalin ve noradrenalin salgısını arttırarak) fizyolojik kamçılanma yarattığı bilinmektedir. Bu ‘arousal’ durumu, sigara içiminden sonra yaşanan relaksasyon hissi ile çelişmektedir; buna Nesbit’s Paradox denilmektedir ve yeterince açıklanamayan bir durumdur. Nikotin’in sağladığı performans ile bazı işlerin becerilmesi, sonuçta özgüveni arttırarak anksiyeteyi azaltmakta olabilir şeklinde yorumlayanlar vardır (4).

Sigara bırakıldığında nikotinin vücuttan çekilmesiyle başlangıçta ciddi semptomlar görülür. Bunların en önemlisi performans düşüklüğüdür; psikomotor beceriler bir hayli etkilenir. Ergenlerde yapılan bir çalışmada, sigarayı bırakmayı takiben sözel bellek, işler bellek ve bilişsel performansta büyük düşüşler tespit edilmiştir. Diğer bir çalışmada, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra bilişsel işlevlerde ve reaksiyon zamanında belirgin azalma olduğu, uyanıklılık gerektiren görevlerde ciddi hatalar yapıldığı gösterilmiştir. 2003 yılında 20 uçuş görevlisi üzerinde yapılan bir başka araştırmada (12 saat sigara kesilmesinde) saptanan belirtiler; sinirlilik, gerginlik, konsantrasyon ve uyanıklık azalması ile tütün özlemidir. Ayrıca reaksiyon zamanının uzaması, uyuklama, istek azalması ve muhakeme zayıflığı olmuştur. Uçuş esnasında yapılan kayıtlarda da nikotin yoksunluğu nedeniyle bilişsel işlevlerde ciddi bozulmalar saptanmıştır. Keza, kavgacılık, dürtüsellik, konfüzyon ve iştah artışı da görülebilir. Sigarayı bırakmanın yarattığı performans azalması ve görev hatalarına bağlı olarak işten çıkarmaların olduğundan da bahsedilmektedir. Ama en önemlisi, sigarayı bırakan uçucularda kaza riski artışı olasılığıdır. Nikotin vb. gibi kolinerjik ilaçların performansı arttırdığı bir gerçektir. Alzheimer ve Parkinson hastalarında dikkat, bellek ve bilgi işleme süreçlerine nikotinin olumlu etkileri kanıtlanmıştır. Uçuş simulatöründe yapılan bir çalışmada, nikotinin özellikle iniş esnasında pilotların dikkat devamlılığını sağladığı gösterilmiştir (5).

Başka bir araştırma, sigarayı bırakanlarda ya da uçuş nedeniyle belirli sürelerde içmeyenlerde depresyon, sinirlilik ve konsantrasyon kaybı gibi yakınmalar olmakta ise de, bu süreçte yapılan psikolojik testlerde belirgin performans azalması bulunmadığını göstermiştir. Yani tiryakilerdeki nikotin yoksunluğuna bağlı yakınmaların sübjektif bir yönü de vardır. Nikotin, uzun belleği arttırmasına karşın yakın belleği azaltmaktadır. Tütün kullananlarda aerobik egzersiz performansının ve maksimum çalışma kapasitesinin azaldığı da bilinmektedir (2,4). Bütün bu nedenlerle dünyada sigara kullanımına karşı istikrarlı bir savaş verilmekte, havacılık sektörü de bunu önemli sayıp desteklemektedir.

Sivil havacılıkta uçaklarda sigara kısıtlaması 1973 yılında başladı; United Airlines uçaklarda sigara içilen/içilmeyen bölümleri ayırdı.

    1987-1990: Amerika ve Kanada’da önce 2, sonra 6 saatten kısa uçuşlarda sigara içimi yasaklandı.

    1995-2000: Amerika’da önce iç hat, sonra kıtalararası uçuşlarda sigara içimi kesinlikle yasaklandı.

            Her iki Dünya Savaşında da moral desteği amacıyla Amerikalı üreticiler cephedeki askerlere ücretsiz sigara gönderdiler. Sigaranın kalp-damar hastalıkları ve kanser riskini kesinlikle arttırdığının belirlenmesinden sonra Amerikan askeri havacılığında yürütülen kampanyalar sonucu sigara kullanımı 1980′lerde %51 iken, 2001′e gelindiğinde %29,9′a geriledi. Ama Körfez Savaşında Amerikan askerlerine gene bedava sigara verildi (2,3). Bugün artık tiryaki pilotların sigara içmeyince zihinsel işlevlerinin azaldığı bahanesiyle kokpitte sigara içme ayrıcalığı talep etmeleri makul görülmemektedir. Bu kişilerin kuralları çiğnemek, uçuşu ve başkalarının sağlığını riske sokmak yerine, irade kullanarak veya tedavi görerek (Zyban, Chantix, Nikotin replasmanı, vs) bu alışkanlıklarından kurtulmaları önerilmektedir. Sigarayı bıraktırma tedavilerinde kullanılan ilaçların uçuşta inkapasitasyon oluşturma riski vardır. Bupropion vb. gibi ilaçlar kullanılırken uçuşun kesilmesi, 1-2 haftalık bir tedavi sürecinden sonra ilacın kesilerek kokpite dönülmesi en uygun karardır. Buna karşılık nikotinli uygulamalar sırasında uçuşu kesme gereği yoktur ve uçuşta da kontrollü biçimde verilebilir (5).

ABD’de yolcuların uçakta sigara içmeleri Federal bir suçtur. Bazı kişilerin tuvaletlerdeki duman detektörlerini bozarak sigara içmeye çalıştıkları bilinmekte ama tespit edildiğinde ağır cezalar kesilmektedir. Henüz duman detektörlerinin konmadığı yıllarda tuvalette sigara içip izmaritlerin kâğıtları tutuşturmasına bağlı yangın olayları oldu. 1973 yılında bir B-707 uçağının tuvaletinde çıkan yangın nedeniyle Paris yakınlarında düşmesi 124 kişinin ölümüne yol açtı. 1983 yılında ise ABD’de iki DC-9 tuvalet yangını kazası oldu; Cincinati’de olanda 23 kişi öldü (2).

ABD’de sigara içen hamile bayanlar yılda 400 bin prematüre bebek dünyaya getirmekte; sigara içenlerde kalp damar hastalığı riski iki kat artmaktadır (1). ABD’de her yıl 20 milyon tiryaki sigarayı bırakmaya çalışır, bunların %6’sı başarılı olur (5). Sigara kullanmayan insanlar (bebek ve çocuklar dahil), bulundukları ortamlarda sigara içildiğinde ‘pasif içici’ durumuna girer ve bu durum böyle devam ederse (tiryakiler gibi) uzun vadede boğaz-akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıkları gibi yaşamsal risklere aday haline gelebilirler. Kısa vadede ise göz yanması, nefes darlığı, baş dönmesi, konsantrasyon kaybı gibi sorunlar yaşanır.

Bugün Avrupa’daki herhangi bir uçağın kabin veya kokpitinde “sigara içebilir miyim?” diye soru sormak abestir; bu tartışılmaz bir yasaktır ve istisnasız olarak herkes uymak zorundadır. Sigara tiryakisi bazı pilot ve hostesler uzun uçuşlarda nikotin tableti çiğnerler ve talep eden yolculara da nikotin tabletleri sunulur.

 

Ülkemizdeki durum 

Ülkemizde 1930′lu yıllarda askerlere ‘cigara’ dağıtılır, gazilere ‘tütün parası’ verilir, hastanede yatan tiryaki hastalara sigara reçete edilirdi… Yakın geçmişte, eski Cumhurbaşkanlarından birinin eşi uçakta sigara içme ısrarında bulunmuş, bunu bir keyif ve özgürlük olarak nitelemişti. 19 Mayıs 2008 günü çıkan yasa gereği tüm kapalı mekânlarda tütün içimi yasaklanmış durumdadır. Artık sigaranın reklâmının yapılması, otomatik makineler aracılığıyla veya çocuklara satışı da mümkün değildir. Sigara paketlerinin üzerinde tütünün öldürücü olduğuna dair yazı ve resimler yer alıyor… Buna rağmen bugün dünyada 1,5 milyar, Türkiye’de 17 milyon tiryaki var; tütüne yılda 15 milyar $ harcanmakta; yılda 100 bin kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklardan ölmekte… Türkiye’de insanlara rol modeli olması gereken doktorların %35-45′i sigara içmekte…

Ülkemizde kokpit ve kabinlerde tütün kullanımı yasak olmasına rağmen bazı pilotların çok dar bir hacmi olan kokpitte sigara, pipo ve hattâ puro içtikleri duyulmakta; bazı hatırlı yolcular da (kokpitler sanki sigara içme odasıymış gibi) kabinde içemediği sigarasını burada içmeyi istemektedirler. Bunun bir yasağı çiğnemek olduğu ve tütün kullanmayan diğer kokpit ekibi için nasıl bir eziyete yol açtığı bir yana, uçuş emniyeti için de ciddi bir risk olduğu unutulmamalıdır.

 

Kaynaklar:

  1. Davis JR, Johnson R, Stepanek J, Fogarty JA. Fundamentals of Aerospace Medicine. 4th Edit. Lippincott Williams&Wilkins, 2008 p.324
  2. DeHart DL, Davis JR. Fundamentals of Aerospace Medicine. 3rd Edit. Philadelphia: Lippincott Williams& Wilkins, 2002 p. 299,370
  3. Forgas LB, Cohen ME. Tobacco use habits of Naval personel during Desert Storm. Military Medicine, Vol. 161, March 1996: 165-68
  4. Hawkins FH. Human Factors in Flight. Gower Tech.Press, 1987 Aldershot, England. pp.83-87, 290
  5. Grossman A, Landau DA, Barenboim E, Goldstein L. Smoking cessation therapy and the return of aviators to flying duty. Aviat Space Environ Med. 2005; 76:1064-7

Hazırlayan: Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar