BÜLTEN YAZILARI — 30 Haziran 2012 at 12:27

Pilotların mesleki hastalıkları

by

Havacılık zincirinin en uç halkasında bulunan pilot, bilgisi, mahareti, fiziksel performansı, bedensel sağlığı ve ruhsal dengesi ile emniyetli ve etkin bir uçuşu gerçekleştirmek durumundaki en kritik kişidir. Onun sağlığı ve hastalıkları çok önemlidir. Bu nedenle olsa gerek, dünyadaki hiçbir iş alanında pilotlar kadar sık sağlık kontrollerine alınan bir meslek grubu yoktur. Mesleğe girişinden başlayarak, periyodik sağlık muayenelerinden geçen, vücutlarının her sistemi için üst seviyede sağlamlık nitelikleri aranan pilotlar, başka iş alanları için mahsur teşkil etmeyen sağlık sorunları yüzünden uçuştan ayırılabilirler. Bu uygulama, uçuş doktorlarının acımasızlığıyla değil, uçuş koşullarının zorluğu ve uçuş kazası ihtimalini minimize etme titizliğiyle ilgilidir. Uçuş emniyetini önceleyen bir yaklaşımla bakıldığında, yüksek irtifalarda, üç düzlemde ve yüksek süratle hareket eden büyük bir uçakta, küçük sağlık sorunları bile pilotu ve uçuşu zora sokabilir. Yerde görev yapan bir kişi için ciddi sorun yaratmayan hafif bir nezle bile, irtifadaki basınç değişimleri nedeniyle dayanılmaz kulak ve sinüs ağrılarına dönüşebilir; pilotu uçağa kumanda edemez hale getirebilir. Diğer taraftan, mesleğe tam sağlam olarak giren ve sağlığına özen göstererek periyodik muayenelerden başarıyla geçen bir pilot, zorlu veya rutin uçuş koşullarında zaman içinde uçuşa bağlı geçici veya kalıcı sağlık sorunları geliştirebilir.

Sivil havacılıkta pilot profili çeşitlilik göstermektedir; balon, yamaç paraşütü, planör, hava ambulans veya akrobasi uçağı pilotlarının farklı iş tanımları ve yaptıkları uçuş çeşidine göre farklı stresleri vardır. Ticari havayolu pilotlarını temiz-ütülü giysileri içinde, serin kokpit ortamında kahvesini yudumlarken görenler, onların hangi stresler altında görev yapmakta olduklarına inanmakta zorluk çekerler. Onlarca göstergeden, kuleden ve meteorolojiden gelen bilgileri değerlendiren, uçuşu parmağının ucuyla yöneten bir sistem analisti, mühendis ve kritik karar verici olan pilot, bu işleri yaparken belki terlemez, ama bazen çok gerilir ve yorulur. Yüzlerce yolcunun yaşam sorumluluğunu taşımak bile başlı başına bir strestir. Pilotların meslek hastalıkları aşağıdaki başlıklar altında incelenebilir:

1. Beslenme düzensizliği: Özellikle uzun menzilli uçuşlar yapıp farklı bölgelerde yatıya kalan pilotların düzenli bir beslenmeleri olmadığı bilinmektedir. Varılan bölgenin otel ve restoranlarında, farklı baharat ve yağlar içeren yiyecek-içeceklerden kaynaklı besin zehirlenmeleri (seyahat ishalleri) en riskli durumdur. Hareketsiz biçimde kokpitte oturuyor olarak görev yapmanın ve fazla kalorili ve yağlı yemekler yemenin uzun süreçte hiperlipidemi, hiperglisemi, kilo alımı, kalp-damar hastalıkları ve Tip-2 diyabet ile sonuçlanma (metabolik sendrom) riski vardır. Uçuşta oruç ve katı diyet gibi nedenlerle yetersiz beslenme durumları ise hipoglisemi yoluyla zihinsel ve bedensel performans kaybına yol açabilmektedir.

2. Sirkadien ritim düzensizliği: Özellikle sık sık kıtalararası uçuşlar yapan pilotların günlük biyolojik ritimleri de bozulur; jet-lag sivil uçuş ekipleri için neredeyse rutindir.

3. Yorgunluk: Yoğun sezonlarda limitleri aşan ve aralarında yeterli dinlenme periyodu olmayan uçuş görevleri, kümülatif/kronik yorgunluğa ve tükenmişliğe neden olabilir. Bu şekilde göreve devam eden pilotların yorgunluğu, kanlarında belirli oranlarda alkol varmış gibi olumsuz etkilere neden olur. Yorgunlukla birlikte uykusuzluk da varsa tablo daha da ciddileşir; dikkatsizlik, unutkanlık, öncelikleri yanlış belirleme, karar verme hataları, gereksiz riske girme, tahammülsüzlük gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

4. Kozmik radyasyona bağlı kanser: Kıtalararası ve yüksek irtifa uçuşlarında, özellikle güneşteki patlamalar sırasında daha yoğunlaşan kozmik radyasyon maruziyeti pilotlarda beyin, testis, mesane, meme, kolon, melanoma ve Hodgkin tipi kanserlere neden olmaktadır. Yüksek oranlar söz konusu olmamakla birlikte böyle bir risk vardır. Uçuş aletlerinden yayılan elektromanyetik dalgalar, jet yakıtı buharı, UV ışınları ve ozon da kanserojendir.

5. Kabin havasından geçen hastalıklar: Kabin ve kokpitte sirküle eden havada, bazı hasta yolcuların nefeslerinden yayılan mikrobik ajanlar bulunabilir ve bunlar bazı hastalıklara neden olabilir.

6. Tropikal hastalıkları: Tropikal bölgelerde sıtma, veba, kolera, tifo gibi hastalıklar zaman zaman salgınlar yapmaktadır. Aşı yaptırmadan bu bölgelere uçuş yapan ve oralarda belirli süreler kalan pilotlarda haşerat sokması, yeme-içme veya yerel halkla temas sonucu bu hastalıklara yakalanma olasıdır.

7. Dekompresyon hastalıkları ve hipoksi: Kabin basınçlama sistem arızası veya bir kabin parçasının kopması yüzünden basıncın birden düşmesi durumlarında, insanların uçaktan dışarı fırlamaları en kötü senaryodur ve yaşanmış olaylar vardır. Ayrıca ani basınç kaybına bağlı hava embolileri, bend, choke, barotravma, soğuktan donma olasılıkları yolcular için de, pilotlar için de söz konusudur. Hipoksi, bu durumlarda çok ciddi bir başka olasılıktır.

8. Dizoryantasyon ve illüzyonlar: Askeri havacılığa özgü sanılan vestibüler ve görsel illüzyonlar sivil havacılıkta da bazı kazaların nedeni olmaktadır. Pilotun dış görüş referansının kısıtlı olduğu durumlarda her an karşılaşılabilecek bu fizyolojik yanılgılara karşı teorik ve pratik eğitimler alarak üstesinden gelmesi mümkündür. Genel sivil havacılıkta vertigo kazalarının oranı %6-8′dir.

9. Bel-sırt-boyun ağrıları: Ticari havayolu pilotlarında uzun süreli oturma, vibrasyon ve gerginliğe bağlı olan omurga ağrıları rapor edilmektedir. Oranı %40-50′leri bulan bu tür ağrıların istirahatle azaldığı bilinmektedir.

10. Psikolojik stres: Uçakta uçuşu yönetirken, kabin ekibi ve yolcuların streslerini yönetmekten de sorumlu olan kaptan pilot, bazen aşırı zorlanabilir. İtaatsiz/agresif yolcular (akıl hastaları, histerik kişiler, alkol ve madde bağımlıları), acilen hastalanan veya ölen yolcular, diversion durumları, uçak kaçırma, ciddi arızalar, yangın, acil iniş ve ölümlü kazalar… stres yükünü arttırır.

11. Psikiyatrik durumlar: Pilotun bir insan olarak ailevi, sosyal, ekonomik veya kişilerarası ilişki problemlerinden kaynaklanan psikiyatrik hastalıkları olabilir. Uçuşta veya yerde depresyon, anksiyete, panik, uçuş korkusu, psikoz ve intihar dürtüleri içine girebilir. Bunların çoğu uçuştan kaynaklanan meslek hastalığı kategorisinde olmamakla birlikte, uçuş stresleri tarafından tetiklenmiş olabilir.

12. İlaç kullanımı: Ticari havayolu pilotları genellikle orta-üst yaş grubunda oldukları için, doktor raporu ile idarenin bilgisi dahilinde veya şirket doktoruna deklare etmeden kendi inisiyatifleri ile bazı ilaçları kullanmakta olabilirler. Pek çok ilacın yerde hafif olan yan etkileri, uçuşta tahmin edilemeyecek biçimde artar. Bunların başında alerji, grip ve sinir ilaçları gelmektedir. Keza, tansiyon, kalp, şeker ilaçları ile ağrı kesicilerin ve Viagra benzeri ilaçların da uçuşta önemli yan etkileri olabilmektedir. Yan etkileri bilinmeyen antiaging, antioksidan, bitkisel destek ilaçları ve Uzakdoğu kaynaklı kilo düşürücü, stres azaltıcı veya cinsel gücü arttırıcı şüpheli karışımlar piyasada reçetesiz satılmaktadır. Bunlardan kaçınılması en doğru yoldur.

13. Ani tıbbi inkapasitasyonlar: Yer koşullarında bazı tıbbi müdahalelerle kontrol altına alınabilecek birtakım rahatsızlıklar (örn. tansiyon düşmesine bağlı basit senkop), uçuşta pilotun başına geldiğinde çok tehlikeli hale dönüşebilir ve kaza nedeni olabilir. Safra kesesi, diş, sinüs veya böbrek taşı ağrıları; migren, baş dönmesi, alerji, besin zehirlenmesine bağlı kusma ve ishal, uyku bastırması, ateş yükselmesi, vs. pilotun uçuşa konsantrasyonunu ve doğru kumandalar vermesini bozabilir. Daha ileri durumlar olarak kokpitte pilotun yaşayabileceği kalp krizi, hipertansiyon, hipoglisemi, inme, sara nöbeti, mide kanaması, apandisit, fıtık, astım gibi durumlar doğrudan kazalara götürebilir. Ancak tüm uçuş kazaları içinde pilotun tıbbi inkapasitasyonuna bağlı olanların oranı %1′den azdır.

Sonuç

Pilotların meslek hastalıkları ile baş etmede havacılık organizasyonlarının gerekli düzenlemeleri yapmaları şart olmakla birlikte, sorumluluk birinci derecede pilotun kendisindedir. Profesyonel ve erişkin bir insan olarak, sağlığını korumak ve uçuş performansını üst düzeyde tutmak için bazı konularda dikkatli ve özenli olması gerekir ve bunlar için uzman doktor olmak da şart değildir. Sigara kullanmayan, uçuş günlerinde alkol almayan, oruç, diyet ve ilaçtan imtina eden, uçuş aralarında spor/egzersiz yapan, istirahatine ve beslenmesine özen gösteren pilotlar bu meslek hastalıklarından kendilerini büyük ölçüde korumuş olacaklardır.

Pilotların meslek hastalıklarına karşı ikinci önlem uçuş doktoru desteğidir. Pilotun uçuşla ilgili veya ilgisiz her türlü sağlık sorunlarında danışman ve destekçi olarak görev yapacak uçuş doktorları sisteme dahil edilmelidir. Periyodik muayenelerini belirli hastanelerde rutin biçimde yaptırıp sağlam kararı alarak uçuşlarına devam eden bir pilotun gündelik sağlık sorunlarının, yorgunluk ve streslerinin birebir gözlemcisi ve takipçisi olan uçuş doktorları askeri havacılıkta olduğu gibi sivil havacılıkta da çok işlevsel olabilir.

Hazırlayan: Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar