BÜLTEN YAZILARI — 30 Haziran 2012 at 12:32

Havayolu hijyeni

by

Uçak üreten büyük firmalar uçuş ekiplerine ve yolculara emniyetli, konforlu, temiz ve sağlıklı bir ortam yaratmak amacıyla uçak içinde sofistike teknik düzenlemeler yaparlar. Bu bağlamda dezenfeksiyon sistemleri, kabin havası filtrasyonu, ısıtıcı ve soğutucular, mutfak dizaynı, su ve gıda depolanması, tuvalet düzeni, atık toplanması gibi ayrıntılar dikkate alınır. Ancak iş bununla bitmez; uçak kullanıcısı da bu sistemleri idame ettirmeye, gıdaların ve suyun aseptik olmasına, insanlara temiz biçimde sunulmasına özen göstermek zorundadır. Uçaklarda hijyeni ilgilendiren çevre kontrol sisteminin FAA Yönergesine (FAR 25831) uygun olması gerekmektedir. Uçak içi dezenfeksiyon çalışmaları da Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık kurallarına (WHO-IHR) ve Uluslar arası Standart Organizasyonu (ISO) ölçütlerine göre yapılır.

Havayoluyla seyahat sırasında sağlığı tehdit eden başlıca çevresel unsurlar şunlardır: Kabin içindeki toz ve zararlı gazlar (egzos, kargodan sızan kimyasallar), solunum havasındaki oksijen ve nem oranı; sinek-böcek gibi haşerat, diğer yolcu ve mürettebattan bulaşan hastalık ajanları, ikram edilen yiyecek ve içeceklerden bulaşan hastalıklar, vs. Uçak içi hijyenini sağlamak ve hastalıklardan korunmak amacıyla aşağıdaki başlıkların ciddiye alınması gerekmektedir:

1. Kabin havasını toz, kötü koku ve bakterilerden süzen Hepa filtrelerin standartları ve kabin içi havasının total sirkülasyon sayıları (kabinde saatte 20-30, kokpitte saatte 80 kez olarak) belirlenmiş olup, bir aksaklık olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kabin içi nem ve oksijen oranlarının idamesi de izlenmelidir.

2. Uçak içinde hastalıkların başlıca bulaşma yolları; hasta kişilerle doğrudan temas, aynı eşyayı kullanma, havadaki mikrobik partikülleri soluma, hastalık taşıyan böcek/sineklerin ısırması, mikrop bulaşıklı yiyecek-içeceklerin alınması vs’dir. Bu yollardan bulaşması olası hastalıklar şunlardır: Sıtma, Tifo, Tüberküloz, Hepatit, HIV, AIDS, SARS, İnfluenza, Domuz gribi (H1N1), Kuş gribi (H5N1), vs. Bu hastalıklara karşı (özellikle salgın zamanlarında) nasıl önlem alınacağı, havayolu şirketi ve/veya Sağlık Bakanlığı stratejisi biçiminde önceden belirlenmiş olmalıdır.

3. Nefes, öksürük ve aksırık yoluyla mikrop saçan, ya da açık vücut yaraları olan yolcular doktor kontrolüne sevk edilerek gerekiyorsa uçuşu engellenmeli; uçuşunda sakınca olmayanlar ise durumlarına göre en arka koltuklara oturtulmalı, uçakta izole edilmeli ve ağız-burun maskesi kullanmaları sağlanmalıdır.

4. Uçan haşerat, böcek ve fare ilaçlaması yapılmalı; bu işlem sadece uçak içinde değil havaalanlarında da uygulanmalıdır.

5. Uçak içindeki halılar, koltuk kumaşları, tuvaletler, lavabolar ve kargo bölümü kimyasallarla silinmeli; ayrıca aerosol spreyler ve buharlama biçiminde dezenfeksiyon yapılmalıdır.

Uçuşta beslenme hijyeni

1919 yılında İngiltere-Fransa arasındaki ilk havayoluyla yolcu taşımacılığında sadece çay, kahve ve sandviç ikram edilmekte idi. 1930′lardan itibaren yolculara sıcak yemek sunulmaya başlandı. Uluslar arası uçak yolcusu sayısı 1950′lerde 25 milyon, 1960′larda 69, 1970′lerde 160, 1990′larda 400-600 milyona ulaştı. Halen yılda 4 milyar insan uçakla seyahat etmekte, havayolu şirketleri bu insanlara milyarlarca yemek servisi yapmaktadır. Bu yemeklerin temiz ve sağlıklı olup olmadığı konusu hep tartışmalara açık kalmış, yüzlerce gıda zehirlenmesi olayı yüzünden konu hep gündemdeki yerini korumuştur. Önyargıların aksine, uçaklarda servis edilen yemeklerin mikrobik kirliliği Doğu Asya ve Ortadoğu ülkelerine mahsus değildir. ABD ve Avrupa ülkelerini de kapsayan araştırmalar, birçok havayolu şirketinin gıdaları uygun biçimde muhafaza etmediğini, saklanma ısılarının doğru olmadığını, sunulan yiyeceklerde ve mutfaklarda Salmonella, E.Coli, S.Aureus, B.Cereus, C.Perfringens, Shigella, V.Parahaemolyticus gibi bakterilerin normalin üstünde oranlarda bulunduğunu göstermiştir. Bazı olayların bazılarında hijyene dikkat edilmesine rağmen, soğutucuların iyi çalışmaması yüzünden bu bakterilerin çoğaldığı görülmüştür. Bilinen ilk büyük gıda zehirlenmesi 1967 yılında Viyana’daki bir catering firmasının hazırladığı mayonezden olmuş, Sidney-Londra uçuşu dahil, bu mayonezin servis edildiği birçok uçuşta toplam 400 kişi zehirlenmiştir. 1976 yılında gene mayonezden 1800 kişi, 1984 yılında bir aperatifteki mikrobik bulaşmadan 631 first class yolcusuyla 135 uçuş ekibi zehirlenmiştir. (Bu üç olayda da Salmonella bakterisi sorumlu bulunmuştur.) Rapor edilen çok sayıda başka olaylarda genellikle sütlü tatlı, çikolatalı kek, hindi, domuz eti, salata, portakal suyu, buz ve kabuklu deniz ürünleri gibi yiyecek/içeceklerin mikrop taşıyıcı kaynaklar olarak öne çıktığı görülmüştür. Tek bir uçuşta gerçekleşen en geniş kapsamlı olay 1992 yılında Lima’dan Los Angeles’e uçan uçakta görülmüş; 75 yolcu kolera belirtileri göstermiş, bunlardan birisi de hastanede ölmüştür. (Bu olayda kaynak deniz mahsulleri salatası idi.)

Uçuşta sunulan yiyecek ve içeceklerin bir hastalığa ya da gıda zehirlenmesine yol açması olasılığına karşı alınması gereken tedbirler şunlardır:

  1. Yiyecek/içeceklerin mikrobik kontaminasyondan sakınılarak hazırlanmasına önem verilmeli; bu süreç, catering şirketinin mutfaklarında başlayıp uçağa nakil araçlarında ve uçak içinde devam etmelidir. Yiyeceklerin temas ettiği yüzeylerin (tezgâh, tencere, tabak, çatal, bıçak, tepsi, saklama kabı, vs) antimikrobial maddelerle silinip suyla durulanması; bekletme kaplarının cam veya paslanmaz çelikten, doğrama ve kesme araç ve yüzeylerinin sentetik materyalden olması gerekir.
  2. Yiyecek hazırlayan personelin ellerini antimikrobik sabunlarla yıkaması; tek kullanımlık eldiven, maske ve bone takması; portör muayenesini de kapsayan periyodik sağlık kontrollerinden geçmesi mutlaka sağlanmalıdır.
  3. Catering firmalarının mutfaklarında; yiyeceklerin depolandığı, çöplerin atıldığı, bulaşıkların yıkandığı ve pişirme işlerinin yapıldığı bölümler ayrı ayrı olmalı; uçak mutfaklarında da bu ilkeye uyulmalıdır.
  4. Hazırlanan yemeklerin uçağa getirilmesi ve uçakta muhafazasında ‘soğuk zincir’ usulü uygulanmalıdır.
  5. Yeşil salata sebzelerinin yıkanmasında kullanılan su hipoklorit’li olmalı; keza, içilecek veya buz yapımında kullanılacak su da klorinize edilmeli, uçaktaki su örnekleri periyodik olarak tahlile gönderilmelidir.
  6. Pişmiş yemekler 100C altındaki ısıda bekletilmeli; sıcak servis edilecek olan yemekler uçak içi fırınlarında 730C ısıtılıp sunulmalıdır.
  7. Mönüde deniz ürünleri, mayonez, krema, çiğ yumurta gibi riskli gıdalar bulunmamalıdır.
  8. Her tür et ve özellikle kümes hayvanı etleri, süt ürünleri ve çiğ sebzeler bakterilerin üremesine elverişli yiyecekler olduğu için şüpheli görüldüğünde servis edilmemeli; örnek alınıp laboratuar analizine gönderilmelidir.
  9. Yemek artıkları, kuru çöpler ve tuvaletlerde toplanan insani atıklar inişte havaalanının ilgili ünitesine bırakılmalı, atık depoları boşaltıldıktan sonra basınçlı ve ilaçlı sularla temizlenmelidir.
  10. Uçuş ekipleri farklı mönüler almalı ve yemeklerini farklı zamanlarda yemelidirler.

Uzun kıtalararası uçuşlarda tıbbi müdahale ve diversion zorlukları dikkate alındığında, onlarca-yüzlerce yolcunun gıda zehirlenmesi olgusu ile karşılaşmak bir kâbustur. Belki de evinde veya havaalanında yediklerinden zehirlenen, ya da o ülkedeki bir salgın hastalıktan dolayı rahatsızlanıp belirtileri uçuşta alevlenen insanların karın krampları, kusma, ateş ve ishal tablosu ile uçak içinde baş etmek çok zordur. Kokpit ekiplerinin zehirlenmesi ise inkapasitasyon riski ve uçuş emniyetinin tehlikeye düşmesi bakımından son derece önemlidir. Bu nedenlerle havayolu şirketleri beslenme hijyeniyle ilgili denetimleri kendileri yapmaktadır. Çünkü konuya ticari açıdan bakıldığında bile, kitlesel bir gıda zehirlenmesi bir havayolu şirketi için çok olumsuz bir durumdur. Devlet bakış açısı insanların sağlığını öncelediği için, sivil havacılık otoritesinin yetkili tıbbi uzmanları eliyle hijyenik tedbirlerin doğru uygulanıp uygulanmadığı periyodik ve sürpriz denetimlerle izlenmek zorundadır. Denetimler, görsel kontrol yanında, gıda ve su örneklerinden, mutfak araç-gereçleri ile yiyeceklerin temas ettiği yüzeylerden yapılan mikrobiyolojik analizleri da kapsamalıdır.

Kaynaklar:

–  Hatakka M. Hygienic quality of foods served on aircraft. (Academic Dissertion.)

Faculty of Veterinary Med, University of Helsinki, Finland. 2000 (ISBN 952-91-2606-9)

–  Kelly MJ, Mooney SE. Airline Hygiene. In: Aviation Medicine, Eds: Ernsting J,

Nicholson AN, Rainford DJ. 3rd Edit. Butterworth Heinemann, Oxford 1999, pp.673-77

–  Kharas RJ. Air line hygiene in civil aviation: Jet Airways’ perspective. Indian Journal of

Aerospace Med. 2002; 46(2):39-43

Hazırlayan: Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar