BÜLTEN YAZILARI — 30 Haziran 2012 at 12:41

Uçuş Yorgunluğuna Karşı Kafein Sakızı

by

Pilot yorgunluğu, havacılık için önemli bir uçuş emniyet sorunudur. Yorgunluk hali, üstesinden gelmesi zor bir uykuya neden olur. Pilotlar yorgunluğa bağlı olarak sık sık mikro uykular (saniyelerle ölçülen uyku dönemleri), bazen de hızlı göz hareketlerinin olduğu uykunun rüya görülen kısmını (REM) yaşarlar.

Yorgunluğun ölçülemez olmasından dolayı yorgunluk düzeyinin değerlendirilmesi oldukça zordur. Performanstaki bozulmayı ölçmek mümkün olmakla birlikte, bireyin yorgunluk miktarını ölçmek ve o birey için uçmanın güvenli olup olmadığını belirlemek kolay değildir. Yorgunluk birçok faktöre bağlı olduğu için bireyler arasında anlamlı farklılıklar gösterebilir. Çok yorgun bir pilot, rutin bir uçuş görevi esnasında uçağı etkin bir şekilde kullanabilse de; uçakta oluşabilecek acil durumlar sırasında performansındaki bozulma pilotu olumsuz yönde etkileyebilir.

Uyarılma düzeyi yüksek uçuşlar, uzun süreli monoton uçuşlar, bazı olumsuz çevresel koşullar (yüksek ısı, zayıf görüş vb), sürekli operasyonlarda oluşan kümülatif yorgunluk durumları ya da uyku yoksunluğu sonucunda yorgunluk oluşabilir. Yorgunluk bilişsel fonksiyonlarda, psikomotor becerilerde, dikkat ve karar vermede, hızlı ve öngörülemeyen bir bozulmaya neden olabilir. Yeterli uyku, bilişsel ve fizyolojik fonksiyonların iyileşmesi için önemlidir. Optimum performans ve uyanıklılık için çoğu insanın 8.25 saat kaliteli uyku uyuması gerektiği tespit edilmiştir. Bu süre kişiler arasında farklılık gösterse de uyku kalitesindeki azalma, uyku yoksunluğuna, dolayısıyla performans azalmasına neden olur. Sürekli uyku yoksunluğu, uzun dönemde sağlık sorunlarına yol açabilir; problem çözme ve karar verme becerilerinde dramatik bir azalmaya neden olabilir.

Uçuş ve görev sürelerinin düzenlenmesi, uçuş yorgunluğuna karşı genel bir önlemdir. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) genel güvenlik yönetim sisteminin bir parçası olarak yorgunluk riskini izlemek ve yönetmek için, uçucuların yorgunluk risk yönetim sistemine (Fatigue Risk Management System-FRMS) sahip olması gerektiğini hükme bağlamıştır.

Uçuş yorgunluğuna karşı pratik bir önlem olarak, sakız şeklinde kafein kullanılması önerilmiştir. Kafeinli sakız günümüzde pek çok ülkede rahatlıkla bulunabilmektedir. Kafein, pek çok bitki türünden doğal olarak ya da kimyasal sentez yoluyla üretilebilir. Kafein kahve ve çay gibi içeceklerin yanı sıra enerji içeceklerinde de bulunmaktadır. Kafeinin tablet formu reçetesiz olarak da satılmaktadır. Kafein yorgunluğun etkilerini ortadan kaldırmasının yanı sıra duygu durum ve performans üzerine de olumlu etkiler gösterir. Kafein merkezi sinir sisteminde adenozin reseptörlerini bloke ederek merkezi sinir sistemini uyaran bir psikoaktif maddedir. Kafein ince bağırsakta emilir ve emilimi 15 ile 40 dakika sürebilir. Kafein birkaç saat boyunca vücut içinde kalabilir. Kafeinin yarı ömrü, toplam kafein miktarın yarısını ortadan kaldırmak için gereken zamandır. Bu da yaklaşık 5 saat olup kafeine duyarlı bireylerde değişiklik gösterebilir.

Kafeinin insan davranışları, uyanıklılık, dikkat ve ilginin arttırılması üzerine etkinliği ile ilgili birçok ampirik çalışma, dinlenmiş ve uyku yoksunu bireyler üzerinde yapılmıştır. Genel olarak makul miktarda kafein, düşük uyarılma durumlarında uyanıklığı arttırıp yorgunluğu azaltır. Kafein teyakkuz görevlerinde ve süreklilik gerektiren basit görevlerdeki performansı arttırmaktadır.

Düşük dozlarda kafein (200mg) genel olarak güvenli olarak kabul edilir ve hemen hemen hiç yan etkisi yoktur (kafeine aşırı duyarlılık olmadığı sürece). Yüksek dozlar uyku kalitesini etkileyeceği için pilotlar görev süresi içinde 200mg’lık dozu geçmemelidirler. Düzenli kullanıcılarda kafeine karşı tolerans gelişebilir ve daha yüksek dozda kullanım gerekebilir. Yüksek dozda kafein alımı durdurulduğunda, baş ağrısı ve kas spazmları gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir. Bulantı, titreme, anksiyete gibi yan etkileri önlemek için, günde 600mg ya da daha fazla dozlardan kaçınılmalıdır. Uyku öncesinde alınan kafein uyku kalitesini ve uyku süresini azaltmaya yol açabilir. Kafein alımının yatmadan 6 saat önce sonlandırılması önerilir.

Çeşitli kafein dozlarını ve kafein formlarını (kapsül, oral solüsyon, sakız) karşılaştıran çalışmalar en etkili yöntemin çok hızlı emiliminden dolayı sakız kullanımı olduğu göstermiştir. Sakız hızlı emilim oranından dolayı aspirin ve nikotin gibi maddeler için de kullanılan bir formdur. Kafein sakızının mı yoksa kafein kapsülünün mü daha fazla absorbe olduğunu belirlemek amacıyla da çalışmalar yapılmıştır. Her bir deneğe 2 adet kafein sakızı verilerek 5 dakika boyunca çiğnemesi istenmiş, 5 dakika içinde kafeinin yaklaşık %85′inin kan dolaşımına geçtiği tespit edilmiştir. Walter Reed Ordu Araştırma Enstitüsü tarafından kafein kapsülünün ve sakızının, emilim oranını ve biyoyararlanımını karşılaştıran bir çalışmada, kafein sakızının hızlı emilim oranına sahip olduğu ve yorgunluğun etkisini daha hızlı bir şekilde ortadan kaldırdığı bulunmuştur.

Kafein sakızının hızlı emiliminin asıl avantajı, ilk alımdan 10 dakika sonra yorgunluk belirtileri hala devam ediyor ve pilot yüksek seviyede uyanıklılığını sağlayamıyorsa ikinci bir sakız dozu uygulanabilir olmasıdır. Kafein kapsülü ya da sıvısı kullanımında ise, ikinci bir dozun alım kararı için 30 ile 45 dakika beklemek gerekebilir. Bunun nedeni doz aşımını engellemektir.

Araştırmacılar nispeten küçük dozlarda kafein sakızının (50 mg) bile, plasebo sakıza göre uyanıklılığı ve dikkat görevlerindeki performansı arttırdığını bulmuşlardır. Kafeinli sakızın daha olumlu bir ruh hali ve daha iyi performans ile ilişkili olduğu ve kafeinin yeni bilgileri kodlama hızını artırdığı görülmüştür. Operasyonel açıdan bakıldığında kafein sakızının avantajları; küçük ve rahat taşınabilir olması, sıvı ile alınması gerekmemesi, ölçülü doz olarak alınabilmesi (tablet formu gibi) ve 3-5 dakika içinde etki etmesidir. Kısa bir süre içinde istenen etkiler sağlanamazsa ilave kafein alınabilir. 200 mg kafeinin 6 saatlik sürede performansı korumak için en etkili doz olduğu gösterilmiştir. Bu dozun görece düşük olması ve pilotların uyku kalitesini bozmaması nedeniyle, kafein alımının izlenmesi ve kontrol edilmesi gerekmemektedir. Uyku sersemliğini engellemek için ya da gece uçuşlarında uykululuk hali gösteren pilotlarda kafein sakızı kullanımı uygun olabilir. Performansı gündüz seviyelerine taşımak için ise daha yüksek dozlar gerekebilir.

Kaynak: McMahon T, Newman DG., “Caffeine Chewing Gum as an In-Flight Countermeasure to Fatigue”, Aviation, Space, and Environmental Medicine 2011 Apr;82(4):490-1

Çeviri: Dr. Nazım Ata. Hava ve Uzay Hek. Uzm. Eskişehir Asker Hast. USAEM

Yorumlar