BÜLTEN YAZILARI — 14 Temmuz 2012 at 10:29

Kahramanmaraş Helikopter Kazası

by

25 Mart 2009 günü saat 16 civarında Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi Çardak beldesinde (Keş Dağı, Kanlıçukur mevkii) Esas Holding’in (Med Air Şirketine ait) Bell 206 L-4 tipi helikopteri sisli ve tipili bir havada düştü. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve pilot Kaya İstektepe dâhil 6 kişinin yaşamını yitirdiği kazanın oluş nedeni hakkında henüz kesin bilgi elde edilemedi; yazılı ve görsel medyada arama-kurtarma çalışmalarındaki zafiyetler konuşuldu.

Kazadan hemen sonra bacağı kırık olarak cep telefonu ile 112 Acil’i arayan gazeteci İsmail Güneş’in konuştuğu hemşirenin yer tespitinde yardımcı olamadığı ve telefonun pili bitinceye kadar İ. Güneş’i gereksiz konuşturduğu; 3 bin kişi tarafından yürütülen aramaların başarılı olmayıp, donmuş cesetlerin 47 saat sonra köylüler tarafından bulunduğu; helikopterdeki yer tespitini sağlayan ELT (Emergency Locater Transmitter) cihazının çalışmadığı… üzerinde yorumlar yapıldı. Airporthaber’den Sefa İnan, “Brietling marka kol saatlerinde bile ELT varken koskoca helikopterde olmaması-çalışmaması çok ilginç…” dedi. Havayolu Pilotları Derneği kurucu üyesi Fevzi Altınbulak, kazaların nedeninin Türk sivil havacılığını yönetenlerin ehil kişiler olmamasına bağlıyarak, “kaza kırım heyetinin kaç tanesi kurs görmüş? Soruşturma Kurulu başkanı, kimya mühendisi… Ulaştırma Bakanlığına bağlı kurtarma ekibi mevcut değil, AKUT’tan yardım bekliyorlar…” dedi. İzmir Sağlık Müdür Yrd. ve 112 Ege Bölge Koordinatörü Dr. M. Turhan Sofuoğlu, dağcıların bile yanlarında taşıdıkları GPS cihazlarının bu uçuşlar sırasında helikopterde neden bulunmadığına, helikopterin o hava koşullarında niye uçtuğu sorularına dikkat çekti. Telekom ise, baz istasyonu sinyallerinin dağlık arazide yansıma yanıltması yaptığı için lokalizasyon yapma zorluğu yaşandığını bildirdi. Pilotun çok deneyimli olduğu, ancak böyle bir havada buzlanmanın helikopteri düşürebileceği söylendi. Sabotaj iddiaları ileri sürüldü. Milliyet’te Melih Aşık “Görünür kaza” başlığı attı; Posta gazetesi yazarı Tolga Candaş “Büyük alaturkalık” ifadesi kullandı.

Havacılık Tıbbı Derneği Yorumu: 31 Ocak günü Bolu Dağında düşen ambulans helikopter gibi, Medair helikopteri de sis ve tipi içinde uçmakta idi ve büyük olasılıkla pilot dışarıyı göremiyordu. Bu tip uçuşlarda buzlanma kadar, vertigo da kaza nedeni olabilmektedir.

Pilotun uçağın pozisyonunu doğru algılayabilmesini sağlayan 3 referansı vardır: Dış görüş, vestibül ve uçuş aletleri. Bunların en önemlisi dış görüş; en çok yanıltanı vestibül; en güvenilir olanı ise uçuş aletleridir. Pilot dışarıyı görme imkânı olduğu sürece genellikle uçuşu doğru algılar, doğru da yönetebilir. Dış görüş yoksa (gece, sis); ya da dış görüş kısmen var ama ağaç-ev-kayalık gibi referansların bulunmadığı, her tarafın bembeyaz olup yerin-göğün karıştığı karlı arazilerde (kel tepeler), mesafe algısı da bozulur, oryantasyonu sağlamak çok zorlaşır; vertigo olasılığı artar. Ayrıca içkulakta bulunan vestibüler denge sistemi, bazı sert uçuş hareketleri veya ters baş çevirmeleri yapıldığında dengesini kaybederek, uçağın pozisyonunu yanlış algılamaya ve pilota hatalı mesajlar göndermeye başlar. Pilot düz uçtuğu halde dalışta, tırmanışta veya yatışta olduğunu hissedebilir; bu yanlış hisse (ilüzyon) dayanarak verdiği “düzeltici!” kumandalar ise bir kazanın başlangıcı olur… Helikopter gibi dar bir kabinde diğer kişilerin telâşı, paniği ve konsantrasyon bozucu davranışları da eklendiğinde durum muhakemesinin (farkındalığın) kaybı kolaylaşır; vertigonun üzerine binen LSA (Loss of Situational Awareness) sonucu kaza oluşumu hızlanabilir.

Vertigodan kurtulmanın tek yolu eğitimli olmaktır. Eğer pilot vertigoyu teorik olarak iyi biliyorsa, uygulamalı eğitimini almış ve bu deneyimi gerçek uçuşta da bizzat yaşamışsa, bu his yanılgısından kurtulmak için kendisiyle çatışmaya girebilir. Yanlış vestibüler mesajları yenmek için, bunun bir his yanılgısı olduğunu kendisine kuvvetle telkin etmesi, diğer taraftan da alet uçuşuna (IFR) geçmesi gerekir. Tüm TSK pilotları 5 yılda bir vertigo simülasyonu yapan bir cihazda bu eğitimi alırlar; ayrıca konu teorik olarak da tazeleme eğitimi biçiminde verilir. FAA de, sivil havacılık pilotlarından gerekenlere bu uygulamalı eğitimi Oklahoma’daki CAMI tesislerinde vermektedir. Ülkemizde sivil pilotlarımızın bu tür fizyolojik eğitimlere hiç ihtiyaçları yokmuş varsayılması, sivil havacılığımızın zafiyetlerinden birisidir. Tecrübeli pilotlar, hattâ kuşlar bile görsel referanslardan yoksun kalırlarsa disoryante olabilir, emniyetli uçamazlar. Dünyada genel havacılık kazalarının %6-8′i vertigo nedeniyle olmaktadır.

Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar