BÜLTEN YAZILARI — 14 Temmuz 2012 at 10:58

Uzayda Ekstremite Yaralanmalarında Rejyonel Anestezi

by

Uzay araştırmalarındaki amaç, Ay’da kalıcı bir yaşam oluşturması, sonrasında da Mars’a yerleşimin planlanmasıdır. Uzay uçuşlarında hemen her mürettebatın tek ve yedeksiz olması, işlevselliği bozan bir yaralanmanın tedavisinin uzayda yapılabilmesinin gerekliliğini açıkça gösterir. Dünyada olsa yaşatılabilecek yaralanmalar uzayda sadece palyatif bakım alabilmektedir. Agresif hemodinamik ve solunumsal yaklaşım gerektiren bir hastalık ya da yaralanma (kafa, göğüs ve karın künt veya penetran travmaları) uzayda büyük zorluk yaratır.

Uzay koşullarında yaralanmaların iyileştirilmesi, şok durumlarının tedavisi için birçok araştırma yapılmıştır. Anestezi yöntemleri yaralanmadan sonra ve cerrahi sırasında hayatta kalmayı sağlamak için temel unsurlardan biri olmasına rağmen, mikrogravite koşullarında anestezi konusunda yapılan araştırmalar azdır.

Uzay uçuşları sırasında genel anestezinin zorlukları: Anestezi ekipmanlarını yörüngeye fırlatmak için gereken aşırı maliyet, ekipmanların ağır, büyük ve çabuk bozulan malzemeler olması, uzay aracının hacminin sınırlı kapasitesi ve yerçekimsiz ortam, genel anestezi prosedürlerini zorlaştırmaktadır. Dünyada genel anesteziklerin buharlaşması teorileri ile uygulanan yöntemler, uzaydaki mikrogravite ortamında oluşmaz ve bu teknolojiyi faydasız kılar. Uzayda genel anesteziyi sağlamanın bir başka yolu da total intravenöz anestezi (TIVA) tekniğidir. Şu anda parabolik uçuşlarda ve yörüngedeki hayvan deneylerinde TIVA veya intramuskuler anesteziklerle genel anestezi sağlanmaktadır, fakat bunlar yüksek düzeyde eğitimli personel ve aşırı lojistik gerektirmektedir. İster gaz, ister İV tabanlı olsun, genel anesteziyi sağlamak zor ve yeryüzüyle karşılaştırıldığında komplikasyonlarla doludur.

Uzayda Rejyonel anestezi: Bu teknikler çeşitli vücut kısımlarının anestetize edilmesini ve uzayda genel anestezi verilmesiyle ilişkili çoğu komplikasyondan kaçınılmasını sağlar. Burada tartışılan rejyonel anestezi tekniği, lokal anesteziğin epidural ya da intratekal alana enjekte edildiği santral nöraksiyal teknikler değil, periferik sinir bloklarıdır. Santral nöraksiyal teknikler düşük yerçekimli ortamda önemli potansiyel riskler taşır.

Uzay yürüyüşleri en yüksek riskli aktivitelerdir ve crush (ezilme tarzı) yaralanmalar ile ekstremite kırıkları en sık beklenen yaralanmalardır. Bu tip yaralanmalarda rejyonel anestezi teknikleri uygulanmalıdır. Rejyonel anestezinin kullanılması, uzaydaki yaralanmaların tedavi olasılığını ve sayısını arttırabilir ve travmatik yaralanmalarla ilişkili mortalite ve morbiditeyi azaltabilir. Rejyonel teknikler sistemik ilaçların verilmesine gerek bırakmaz ve yaralanmış mürettebatın uyanık ve interaktif kalmasını sağlar. Sayıca az mürettebat ile yapılan uzay uçuşlarında, her kişinin ayrı bir rolü, özel bilgi ve becerileri vardır; hasta veya yaralı kişi ağır şekilde sedatize edildiğinde ve bilinçsiz olduğunda onun rolü eksik kalacaktır. Yaralanmada rejyonel tekniklerin kullanımında ise, yaralanmış kişi operasyon sırasında bile diğer mürettebata kritik görevlerle ilgili önemli bilgiler, talimatlar verebilir. Ayrıca rejyonel anestezi çok az ekipmanla yapılabilir. Ancak mürettebatın büyük çoğunluğunun klinik tıpla ilgili bir geçmişi yoktur (sağlık memuru bile olsa, anesteziyoloji eğitimi almamışsa,) sinir bloğu tekniklerine yabancıdırlar.

Günümüzde uzay uçuşu sırasında ekstremite yaralanmasına maruz kalan mürettebatın anestezi bakımının ve ağrının giderilmesi olanakları sınırlıdır. Bu yetenek geliştirilene kadar travmatik yaralanmalar her uzay misyonunun başarısına bir tehdit olmaya devam edecek; Mars ve ötesine yapılacak her uçuşta bu risk göze alınacaktır. Dünyadaki rejyonel anestezi tekniklerinin yerçekimsiz ortama adaptasyonu bu probleme pratik bir çözümdür ve uzayda cerrahi olarak tedavi edilebilir durumların sayısını arttıracaktır. Gelecekteki çalışmalar; doktor olmayanların simulasyonlu uzay uçuşlarında acil rejyonel anesteziyi uygulayabilmek için gerekli eğitim zamanını minimuma indirecek araştırmalar üzerine tasarlanmalıdır.

Uzun süreli uzay uçuşlarında acil cerrahinin uygulanabilirliği üzerine aykırı görüşler: Astronotların küçük hayvanlar üzerinde yaptıkları bazı cerrahi işlemler bir deneyim kazandırmış ve sonuçta uzayda cerrahi işlevsellik onaylanmıştır. Bununla beraber bu deneylerin her birinde prosedürler çok spesifiktir; önceden planlanmış, ayrıntılarıyla prova edilmiş ve tecrübeli doktorlar tarafından yapılmıştır. Bu deneyler, gerçek uzay uçuşu görevi sırasında yaralanmış ve/veya hasta meslektaşının üzerinde yapılacak olan acil cerrahi müdahalelerden oldukça farklıdır. Acil cerrahi bakım, birbirine bağlı birkaç basit teknik işten çok daha fazla bir şeydir. Bu konuda robotik cerahi ilgi çekicidir, fakat uzun mesafelerde oluşabilecek haberleşme ve iletişim sorunları nedeniyle, yerdeki cerrahın uzaktan operasyon yapma olasılığı mümkün değildir. NASA ve uluslararası partnerleri, sadece insanın sağlayabileceği entelektüel mükemmellik ve mantık yürütmenin gerekliliği üzerinde durmuşlar; uzayda cerrahi müdahale bağlamında, tamamen robotik olanın yetersiz kalacağı durumları ve insanın eşsiz karar verme yeteneğinin önemini vurgulamışlardır. İnsanlar dünya yörüngesinin ötesinde uzay keşfi yaparken, tıbbi veya cerrahi problemlerin doktor olmayan mürettebat tarafından, telerobotlar gibi karar-destek araçlarının yardımıyla halledileceğini düşünmemelidir. Sınırlı tecrübesi olan, doktor olmayan biri tarafından ya da doktor olup da güncel tıptan uzak olan biri tarafından yapılacak major cerrahi müdahalelerden iyi bir sonuç beklemek, pilot olmayan birinden pilotun devre dışı kaldığı bir durumda uzay mekiğini başarıyla yörüngeye oturtmasını beklemekten farklı değildir. Bu acil yardımı, uzaktan danışmanlık ya da robotik yardım alarak sağlanacak bir şey zannetmek hayalcilik olur. Plânlayıcılar insanın sağlayacağı cerrahi bakımın yerini alacak mantıksız kavramlar yerine, “kaynakları sınırlı olan bir uzay ortamında cerrahi bakım verilmesini nasıl hızlandırırız” konusuna odaklanmalıdır.

Acil bakımın tamamlayıcısı olarak rejyonel anesteziye rol vermek haklı olabilir; fakat cerrahi tecrübeye sahip olmayan astronotlardan sinir bloklarında başarılı olmaları beklenemez. Şu anda NASA ve uluslararası astronotların %10′u doktordur, ama doktor-astronotların hiçbiri uzayda görevlendirildikten sonra düzenli olarak klinik pratiğe devam etmemektedir. Gelecekteki misyonlarda eğer acil cerrahi yapılabilirliği ciddi olarak düşünülüyorsa, doktor astronotların özel kategorileri ve spesifik rollerinin ortaya konmasına ihtiyaç vardır.

Hazırlayan: Dr. Kerem Erkalp, Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı. Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi, İstanbul

Yorumlar