BÜLTEN YAZILARI — 14 Temmuz 2012 at 11:00

Askeri ve sivil havacılık bakış açılarından “Atopik Dermatit”

by

Atopik dermatit (AD) 1800′lerden beri bilinmekte olan bir hastalıktır; son 30 yıldır artış göstermektedir. ABD Ordusunda 2002 yılına kadar uçucu adaylarında düşük etkili Kortiko Steroidlerin (KS) ötesinde bir tedavi gerektiren herhangi bir AD geçmişi olması, askeri hizmetlerden refüze olmayı gerektirmekteydi. Bugün ABD Ordusunda en liberal politikayı uygulayan Kara Kuvvetleri havacılığında, topikal KS veya Takrolimus pomad ile kontrol edilebilen vakalar refüze edilmemektedir. Ancak yüksek potansiyelli KS veya oral tedavi gerektiren AD refüze sebebidir. Takrolimus tedavisinde yan etkilerin değerlendirilmesi için 7 günlük bir uçuş men periyodu gerekir. Bugüne kadar AD’nin dolaylı biçimde katkıda bulunduğu hiçbir uçuş kazası bilinmemektedir. AD’li havacılardaki tıbbi sorunlarla ilgili bilinen iki rapor vardır. İlki, hipobarik çember uçuşu sırasında sol kol ve omuzunda uyuşukluk ve kuvvet kaybı gösteren ve hiperbarik tedavisiz düzelen bir uçucu; diğeri de 35-40 bin ft irtifada uçarken güneş ışığının yüzünde kızarıklığa neden olduğu, kanopiyi gazete kağıdı ile örtüp, yüzüne de pomad sürünce rahatlayan bir pilottur.

ABD Hava Kuvvetleri herhangi bir AD geçmişini refüze sebebi olarak görür. Hasta asemptomatikse, yeniden nüksetme potansiyeli düşükse, kronik tedavi gerektirmiyorsa, uçuş teçhizatına etkisi olmayan küçük bölgelerde yumuşak topikal tedavi yeterliyse, muafiyet kararı verilebilir. Hava Kuvvetleri AD’de en sıkı politikaya sahiptir ve pilotların topikal immunomodülatör kullanımına müsaade etmemektedir.

ABD Deniz Kuvvetleri havacılığı, yönergesindeki şu cümleyi 2006 yılına kadar esas almıştır: “halen mevcut veya 9 yaşından sonra görülmüş herhangi bir AD veya egzema öyküsü uçuculuktan refüze (diskalifiye) sebebidir.” Eğer bir havacının AD hastalığı, başka görevlerden çıkarılmasını gerektirecek düzeyde ciddi ise havacılık görevlerinden de alınır. 1995-2005 yıllarını kapsayan Deniz K. istatistiklerine göre, toplam 39 AD’li olgu değerlendirilmeye alınmıştır. Bunlardan 9′u AD ve 30′u diğer AD veya ilgili durum olarak değerlendirilmiş; 9 AD’liden 7’si muafiyet için önerilmiştir. 2006 yılında ABD Deniz K. politikasını yumuşatarak, topikal KS ve Protopic (Tacrolimus), Elidel (Pimecrolimus) gibi ilaçlarla kontrol altına alınabilen AD’ler için muafiyet statüsü getirmiştir. SAR ve astım olmamak koşuluyla, topikal KS için en çok 4 hafta devamlı, sonra aralıklı kullanım; immunomodülatör ilaçlar için de 7 gün uçuş men ve bu süreçte olası yan etkilerin uçuş doktoru tarafından değerlendirilmesi istenmektedir.

Sivil havacılık pilotları için FAA’in, AD durumlarında kesin bir red politikası yoktur. Hastalık şiddetli ve yoğun tedaviye ihtiyaç duymuyorsa refüze sebebi sayılmaz. ICAO, AD’nin sivil havacılıkta çok seyrek görüldüğünü, yer görevlileri arasında daha yaygın olabileceği görüşündedir. British Airways’in AD deneyimi FAA ile aynıdır. AD, genellikle uçuş ekibi için bir mesleki sağlık sorunu olmamakla birlikte günlük görevleri boyunca yiyeceklere elle dokunan kabin görevlileri açısından bir sorundur. Bu kişilerde hastalık kabin içindeki kuru hava ile şiddetlenebilir. Sonuç olarak sivil uçucuların durumu, askeri eşdeğerleri kadar riskli ve agresif olmadığı için, uçuş ortamına kabullerinde de tedavilerinde de çok ciddi problem yoktur.

Hazırlayanlar: Dr. Abdullah Öksüz, Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar