BÜLTEN YAZILARI — 18 Temmuz 2012 at 19:25

Yüksek İrtifaya Ani Maruz Kalma Sonucu Oluşan Diş Kırıkları

by

Uçuş ortamı ve uçuculuk mesleği, çeneler, ağız dokuları ve diş restorasyonlarını etkileyebilmektedir. Bu etkilerin arasında diş aşınmaları, dişeti hastalıkları, protezlerin tutuculuğunda azalma, barosinüzit ve barodontalji sayılabilir. 2. Dünya Savaşı sırasında en sıklıkla rastlanan durum, yüksek irtifadaki hava muharebesi uçuşları sırasında diş restorasyonlarının (köprü, dolgu, protez) kırılması olarak bildirilmiştir. Buna neden olan üç yüksek irtifa çevresel faktörü şunlardır:

1. Düşük barometrik basınç: Basınç azalması sırasında diş restorasyonu içerisinde kalan hava kabarcığının patlaması. Bu teori oldukça popülerdir, ama bilimsel olarak kanıtlanamamıştır.


2. Yüksek oksijen yüzdesi:
Saf oksijen solunması sırasında meydana gelen oksidasyon, amalgam dolguların elektrokimyasal korozyonuna neden olabilir.


3. Düşük sıcaklık:
Yüksek irtifada solunan aşırı soğuk oksijen, amalgam dolgularda dişe kıyasla 2,5 kata kadar ısı farklılığı kaynaklı büzülmelere yol açabilir.

Bu üç faktör de 10-40 bin ft irtifada 200-3,750 saat uçuşta araştırılmış, ancak hiçbirisinin diş dolgularında kırılmalara sebep olmadığı görülmüştür. USAF, dördüncü bir faktör olarak aşırı ısırma kuvvetlerine dikkat çekmiştir. Uçuş manevraları sırasında çiğneme kaslarındaki aşırı gerilim, normalden fazla ısırma kuvveti oluşturur. Uçuş sırasında diş gıcırdatmaları da dolgularda kırıklara sebep olabilir. Ancak dolguları kırılan bu dişlerde uçuştan önce de çürük, ya da dolgu hasarı olup olmadığı kontrol edilmemiştir. Yapılan diğer çalışmalarda kırılan dolguların ya eski, ya da hasarlı olduğu ve genellikle dolgu kenarlarında oluşan yeni çürüklere bağlı olarak kırıldığı gözlenmiştir.

Sonuç olarak, uçucuların ağız-diş kontrollerinin düzenli biçimde yapılması; eski dolguların yenilenmesi ve çürük dişlerin mutlaka tedavi edilmesi önerilmektedir.

Kaynak : Zadik Y, Einy S, et al. Dental fractures on acute exposure to high altitude. Aviat Space Environ Med. 2006: 77; 654-7

Çeviri : Dr. Dt. Ayşegül Çetingüç

Yorumlar