BÜLTEN YAZILARI — 18 Temmuz 2012 at 19:27

Havacılığın Etik Dışı, Yasadışı Ve İşkence Amaçlı Kullanımı

by

6 Ağustos 1945 günü Hiroşima’ya, 3 gün sonra da Nagasaki’ye ABD’nin attığı atom bombaları ilk anda 130 bin, sonrasında da 70 bin insanın ölümüne yol açtı. 2007 Kasım ayında ölen pilot General Paul Tibbets dünya tarihinde bir defada en çok insanı öldürmüş kişi ünvanını korumakta idi. Annesinin adını (Enola Gay) yazdırdığı uçağından attığı bomba ile “2. Dünya Savaşını bitirdiğini, bomba sayesinde Japonya’nın teslim olduğunu, aksi takdirde savaşın süreceğini ve daha çok insanın öleceğini, yaptığının ahlaken doğru olduğunu” söyleyerek kendisini savunmakta idi. Hiç inandırıcı gelmeyen bu gerekçe ile suçu üzerine almış görünen pilot aslında bir piyon; ona bu emri veren, bombayı üreten, uçağa yükleyen ve hedefi belirleyen güç ise onun omzunun arkasından sırıtmakta… Romantik uçuş tutkularıyla bugünlere gelen havacılığın böylesine kitlesel cinayetlere aracılık ediyor olması, onun suistimali değil mi? P. Tibbets de aradan geçen 60 yılın muhasebesiyle olsa gerek, “savaşta ahlak yoktur; aramızdaki sorunları çözmek için savaştan başka yollar bulmalıyız” demiş.

En az bunun kadar vahşice olan bir başka olay bu kez ABD’nin başına geldi. 11 Eylül 2001 günü N.York’daki ikiz kulelere yapılan saldırı, sözde Amerika’ya ders vermek amacıyla (!) gerçekleştirildi. İki uçağın 3 binden fazla insanın yanarak ölümüne yol açacak biçimde gökdelenlere çarptırılması, nasıl bir zihinsel süreç ile açıklanabilir? Bunu planlayanların psikopatolojileri, ahlaksızlıkları hangi sözcüklerle tanımlanabilir?

Uçakların etik dışı kullanımının en güncel örneği, CIA’in uluslararası yasaları çiğneyip dünyanın farklı bölgelerinden topladığı esirleri, Guantanamo’daki (Küba) Amerikan Üssüne taşıması sırasında uçakta işkence yapılması skandalı oldu. El Pais gazetesi, İspanyol Havacılık Merkezi’nin (AENA) kayıtlarına göre, 2002-2007 arasında İncirlik Üssü ile Guantanamo arasında toplam 24 sefer yapıldığını yazdı. İtalya aktarmalı uçuşlarda İspanyol askeri hava alanlarının 25 kez kullanıldığı, İncirlik’ten Guantanamo’ya 8, Guantanamo’dan İncirlik’e 16 sefer düzenlendiği bildirildi.

Uluslararası Af Örgütünün yayımladığı “Suç Ortakları: ABD’nin Yasa Dışı İcraatlarında Avrupa’nın Rolü” raporunda, ABD’nin terörle savaş bahanesiyle sayısız erkeği yasa dışı şekilde alıkoyduğu ve gizli bir şekilde bazı ülkelere naklederek işkenceden geçirdiği belirtildi. Raporda, “Bu programın üzerindeki sır perdesi aralandıkça, birçok Avrupa hükümetinin kendi topraklarının kullanıldığı gizli uçuşlarla ilgili (görmedim, duymadım) yaklaşımına sarıldığı, bazılarının da bizzat bu operasyonlarda aktif rol aldığı ortaya çıkmıştır” ifadeleri yer alıyor. “Avrupa kendini genelde insan hakları feneri gibi sunuyor. Fakat acı gerçek şu ki, Avrupa’nın yardımı olmasaydı dünyanın çeşitli yerlerindeki bazı insanlar şimdi hapishanelerdeki hücrelerinde işkence yaralarını iyileştirmeye çalışmak zorunda kalmayacaktı,” denilen raporda; CIA’in 13 kişinin öldüğü 8 yasa dışı operasyonunda rol oynayan 7 ülkenin İngiltere, İtalya, Almanya, Bosna Hersek, Makedonya, İsveç ve Türkiye olduğu; operasyonlara bir şekilde bulaşmış diğer ülkeler listesinde Polonya, Romanya, İspanya, Kıbrıs Rum kesimi, İrlanda, Portekiz ve Yunanistan’ın bulunduğu belirtiliyor.

Raporda, “ABD’nin Türkiye’de bulunan askeri ve sivil personeli Türk kanunlarına saygı göstermeli ve NATO’nun Güçlerin Statüsü Anlaşması’na (SOFA) uygun davranmalı. SOFA anlaşması, ABD’nin kendi askeri ve sivil personeli üzerinde, resmi görevleriyle ilgili suçlarda ilk yargılama hakkının bulunduğunu söylüyor. İşkence ve kişilerin zorla alıkonması gibi uluslararası suçlar, görevle bağlantılı olarak değerlendirilemez; Türk yargısının alanına girer” deniliyor. Uluslararası Af Örgütünden Türkiye’ye yapılan çağrıda, topraklarının ABD ve diğer ülkeler tarafından insanların yasa dışı tutuklu kalacakları, işkence ve kötü muamele görecekleri ülkelere nakledilmelerinde kullanılmasına izin vermemesi, İncirlik Üssü’nün Guantanamo’ya yapılan yasa dışı uçuşlarda kullanılmasının tarafsız şekilde ve derinlemesine soruşturması isteniyor.

Kaynaklar : Radikal, Yeni Şafak 13.11.2007; Hürriyet-USA 17.11.2007

Hazırlayan : Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar