BÜLTEN YAZILARI — 09 Ağustos 2012 at 12:25

Havacılıkta Güneş Gözlükleri

by

Güneş gözlükleri bir pilotun gizemini sağlamakta beyaz eşarp ve deri ceket kadar önem taşır. Güneş gözlükleri bir pilotun en önemli duyusu olan görüşünün korunmasında önemli görev sahibidir. İyi bir güneş gözlüğü, kokpitte yoğun güneş ışığının bazı olumsuz etkilerini azaltarak, göz yorgunluğunu en aza indirerek ve göz dokularını zararlı güneş ışınlarına maruz kalmaktan koruyarak en uygun görsel performansın korunmasını sağlayabilir. Aksine, uygunsuz güneş gözlüğü kullanılırsa korunma yetersiz kalır, görsel performans azalabilir.

Kırılmaya dayanıklı camlardan oluşan nitelikli bir güneş gözlüğü pilotun gözlerini travmalardan (kuş çarpması veya kabin patlaması sonucu uçuşan kokpit camı kırıkları ve diğer nesneler) ve yaralanmalardan koruyabilir. Dahası, uygun renklendirilmiş güneş gözlükleri, uzun süre güneşe maruz kalma sonrasında güçleşebilen veya gecikebilen karanlık adaptasyonunu de kolaylaştırabilir.

Radyasyon. Güneşe yoğun ve uzun süreli maruz kalma sonucu cilt ve gözlere zarar verebilen görünmez ışınlar da saçmaktadır. Neyse ki atmosfer bizleri en tehlikeli güneş ışınlarından (Gamma ve X ışınları) korumaktadır; ancak hem kızılötesi, hem morötesi ışınlar çevremizde günün saatine, yılın gününe, yüksekliğe, enleme, hava durumuna ve çevredeki yüzeylerin yansıtıcılığına göre değişen miktarlarda mevcuttur. Mesela, bir bahar günü öğle vakti ekvator üstünde veya bulutların üstünde üstü açık bir uçakla uçmak, deniz seviyesinde bulutlu bir kış sabahı ABD’nin kuzeyinde veya Kanada’da maruz kalınandan çok daha fazla güneş ışığına maruz kalmış olmak demektir. Bariz biçimde günün saatindeki, güneşin mevsimlik açısındaki ve yükseklikteki değişiklikler morötesine maruz kalmada çeşitliliğe neden olacaktır. Ancak, atmosfer ultraviole soğurucu ozon tabakasının ekvatorda ve kutuplardaki göreceli inceliğine ve bir o kadar da kalın bir bulut tabakasının üstünden uçan uçucuya kendilerine gelen güneş ışınımının %40-90’ını yansıtabilmelerine bağlı farklılıklar fazla bilinmez. Atmosferdeki kızılötesi dalgalar uzun dalga boylu, düşük frekanslı ışınımlardan (700-1400 nanometre) oluşmakta olup, bu da elektromanyetik yelpazede görünür ışıkla (400-700 nm) mikrodalgalar arasında yer alır. Kızılötesi, güneşin hissettirdiği sıcaklığı sağlar ve havadaki olağan düzeylerinde göz ve cilde zararsızdır. İnsan dokularına daha zararlı olanlar, kısa dalga boylu, yüksek frekanslı ultraviole ışınımdır. Morötesi ışınım üç dalga boyu aralığına ayrılır: UVA (400-320 nm), UVB (320-290 nm) ve UVA (<290 nm). Aşırı veya süreğen UVA ve (daha büyük oranda) UVB maruziyeti güneş yanığına, çoğu cilt kanserine neden olabilir. Katarakt, maküla dejeneresansı veya diğer göz hastalıklarının oluşumunda da suçlanmaktadır. Amerika Optometri Derneği, UVA ve UVB’den korunmayı %99-100 sağlayan güneş gözlüklerinin kullanılmasını önermektedir. Neyse ki en zararlı ve tehlikelisi olan UVC havakürenin ozon tabakası tarafından dünya yüzeyine inemeden soğurulmaktadır. Ancak kimi bilim adamlarına göre ozon tabakasının tükenmesi sonucunda havaküreye daha fazla morötesi sızabilecektir, bu da gözlük seçiminde %100 morötesi korumasının sağlanmasını daha akılcı bir seçenek haline getirmektedir.

Mercek Maddeleri. Günümüzde en sık kullanılan mercek maddelerinin üçü taç camı, CR-39 monomer plastiği ve polikarbonat plastiğidir. Cam mercekler mükemmel optik özelliklere sahiptir ve çizilmeye de daha dirençlidir ancak daha ağırdırlar ve CR-39 plastiği veya polikarbonat merceklere göre darbelere daha dayanıksızdırlar. Cam, morötesi ışınların bir kısmını soğurur ve morötesi soğurumu kimi kimyasalların mercek maddesine yapım aşamasında katılmasıyla veya özel kaplama yapılmasıyla arttırılabilir. Cam daha uzun süre boya tutabilir ancak daha yüksek numaralı merceklerde merceğin kimi kısımları daha kalın olacağı için renk tekdüzeliğini kaybedebilir. Fotokromatik cam mercekler (PhotoGray ve PhotoBrown) morötesi ışınlarda kendiliklerinden kararıp loş ışıkta daha açık renkli hale gelebilirler. Kararmanın çoğu ilk 60 saniyede gerçekleşirken; ağarma ise birkaç dakika sürebilir. Her ne kadar çoğu kromatik mercek sıradan güneş gözlükleri kadar kararsa da (ortalama doğrudan güneş ışığının %20’sini geçirecek kadar) karardığında ön camdan gelen morötesinin azlığına bağlı olarak daha açık renkte olabilir. Dahası, fotokromatik gözlüğün saydamlaşmış hali, gece veya bulut altında uçarken yeterince berrak olmayabilir.

Plastik mercekler mükemmel optik niteliklere sahiptir, ayrıca daha hafiftir ve cam merceklere göre kırılmaya daha dayanıklıdır, ancak çizilmeye dayanıklı kaplamayla dahi daha kolay çizilirler. Polikarbonat plastik mercekler CR-39’dan daha hafiftir ve piyasadaki en kırılmaya dayanıklı merceklerdendir. Yüksek bir refraktif düzeltme gerektiğinde, polikarbonat mercekler yansıtma-önleyici kaplama eklenmediği surette CR-39’dan daha kötü optik niteliklere sahiptir. Polikarbonat mercekler üretimden çıktığında CR-39’dakilere eklenenden daha güçlü bir çizilme-önleyici kaplamaya sahiptir ve yapılarında morötesi koruma özelliği taşırlar. (Dikkat: CR-39 plastik merceklerinin gözleri zararlı UVA ve UVB ışınımından koruması için özel kaplama yapılması gerekir).

CR-39 mercekler büyük oranda refraksiyon düzeltmesi gerektiren merceklerde dahi renkte fazla bozulma olmadan istenen karartmaya boyanabilir, ancak cam kadar iyi boya tutamaz. Eğer aşırı derece saydamlaşırsa CR-39 plastikleri ağartılıp tekrar boyanabilir. Polikarbonat mercekler boyayı CR-39 plastiği kadar rahat tutamadığı için, çizilme-önleyici kaplama boyanın çoğunu soğurur. CR-39 ve polikarbonat kromatik mercekler, cam türevlerinde olduğu gibi parlak gün ışığında otomotik olarak kararırlar ve loş ışıkta renkleri açılır. Bunların kapalı pilot kabini ortamında veya sıcak havalarda cam mercekler kadar iyi kararamadıklarından yakınılmıştır. Sonuç olarak, yüksek-dizinli (yani ışığı geri çekme (retraksiyon) dizini 1,60’ın üstündeki) maddeler, yüksek dereceli ışık-kırma kusuru düzeltmesine gerek duyan ve daha hafif ve ince mercekler kullanmak isteyen kimseler için hem cam, hem plastik içinde sağlanabilmektedir.

Boyalar. Güneş gözlükleri için uygulamada sonsuz boya seçeneği mevcuttur. En çok kullanılan üç renk gri, gri-yeşil ve kahverengi olup, uçucu için her biri mükemmel bir seçim olabilir. Renkleri en az bozduğu için nötr yoğunluk süzücü gri önerilmektedir. Ancak kimi pilotlar gri-yeşil ve kahverengi boyaların parlaklığı arttırıp ışık dağılmasını (mavi ve mor) en aza indirgediği için sisli ortamlarda zıtlığı arttırdığını belirtmektedirler. Sarı, kehribar ve turuncu (yani mavi engelleyici) boyalar özellikle tüm kısa-dalga-boylu ışınların kullanıcının gözlerine ulaşmasını engellemekte ve görüşün keskinleştiği bildirilmesine rağmen bu iddiayı destekleyecek herhangi bir bilimsel çalışma yapılmamıştır.

Dahası, bu boyaların renkleri bozarak yeşil ve kırmızı ışıkların (havacılık sinyalleri, çarpışma önleyici ve yönlendirici ışıklar) ayırt edilmesini güçleştirdiği bilinmektedir. Uçuş için güneş gözlüğü mercekleri renkleri belirgin biçimde bozmadan görünür ışığın sadece %70-85’ini süzmelidir. Görünür ışığın %85’inden fazlasını engelleyen boyalar görüş keskinliğini azaltır (örneğin 20/20 Snellen görsel keskinliği 20/40 veya 20/60’a düşebilir), göstergelerin veya pilot kabinindeki yazılı malzemenin görülmesini engelleyebileceğinden uçuşlarda önerilmemektedir.

Su veya kar gibi yatay yüzeylerden yansıyacak parıltıyı engelleyebilen kutuplu mercekler uçuş ortamında önerilmemektedir. Polarizasyon, parlaklık-önleyici filtreler içeren cihazların görünürlüğünü azaltabilir veya tümüyle yok edebilir ve hava aracının ön camından dışarının görünmesini de katmanlı malzemenin çizgilerinin belirginleşmesine neden olarak engelleyebilir. Dahası, polarize mercekler bir başka uçağın kanadı veya ön camı gibi parlak yüzeylerden yansıyan ışığın pırıltısını gizleyerek pilotun hava trafiğindeki “gör ve kaçın” durumundaki tepki verebilmesi için sahip olduğu süreyi azaltabilir.

Çerçeveler. Güneş gözlüğü çerçevelerinin seçimi muhtemelen mercek malzemesi veya boya ile karşılaştırıldığında daha şahsi bir tercihtir. Ancak bir uçucunun güneş gözlüklerinin çerçevesi de işlevli olmalı ve iletişimi sağlayan kulaklıklar veya koruyucu soluma cihazlarıyla etkileşmemelidir. Küçük mercekleri alabilen çerçeve biçimleri, çok fazla görünür ışık ve morötesi ışınımın kenarlarından geçmesine izin vereceğinden uygun olmayabilir. Bir güneş gözlüğü çerçevesi kırılmadan zorlanabilecek kadar sağlam ve rahat olacak kadar hafif olmalıdır.

Uyum. Bir uçucunun güneş gözlüğü, türbülans nedeni ile olan ani baş hareketleri veya akrobasi sırasında yerinde oynamayacak şekilde yüzüne uymalıdır. Kazara yerinden oynaması veya kısa süreli çıkarılması (yani pilot kabini içindeki cisimlere bakmak için veya bulut içinden geçişler sırasında) ve tekrar geri takılması gerektiği durumlarında bir zincir kolye veya kayış ile pilotun başına sabitlenmesi önerilir.

Özet olarak güneş gözlükleri bir uçucunun gizemine katkıda bulunurken, pilotun gözlerini parlak güneş ışığının kamaştırması veya zararlı etkilerinden de korurlar. %100 morötesi koruması sağlayan güneş gözlüğü mercekleri cam, plastik ve polikarbonat malzemelerden yapılabilmektedir. Cam ve plastik merceklerin üstün optik nitelikleri varken, polikarbonat mercekler daha hafif ve darbeye daha dayanıklıdır. Havacılık ortamında kullanılacak gözlük camı boyalarının seçimi, görsel verimliliği en uygun düzeye getirirken, renk bozulmasını en aza indirgeyen %15-30 ışık geçirimli gri, gri-yeşil veya kahverengi boyalarla sınırlandırılmalıdır. Polarize güneş gözlükleri göstergelerle veya pilot kabinindeki diğer malzemelerle olası etkileşimleri nedeniyle önerilmemektedir.

Bir uçucu için bir güneş gözlüğü, kırma kusuru düzeltilmesi gerekse de gerekmese de önemli bir eşyadır. Bu nedenle uçuş için uygun nitelikli güneş gözlüğünün seçilmesinde dikkatli olmak gereklidir.

Ronald W. Montgomery & Van B. Nakagawara, OD
( Çeviri : Dr. Şansal Gedik)

The Federal Air Surgeon’s M edical Bulletin * Fall 2003

Yazarlar : Mr. Montgomery is a Vision Research Specialist at the PAA s Civil Aerospace Medical Institute in Oklahoma City, OK. Dr. Nakagawara is a Research Optometrist at Civil Aerospace Medical Institute, and he is also a charter member of the American Optometric Association’s Aviation Vision Committee.

Kaynaklar :
1. World Meteorological Organization, Scientific Assessment of Ozone Depletion: 1994, WMO Global Ozone Research and Monitoring Project – Report No. 37, Geneva, 1995.
2. Rash CE, Manning SD, For Pilot’s, Sunglasses are Essential in Vision Protection, Flight Safety foundation Human Factors & Aviation Medicine,July-August 2002; 49(4): 1-8.

Yorumlar