Sivil Havacılık Akademisi BİLDİRGE’si

Yorum Yok »

Devamını Oku… »

Alkollü pilot olayları

Yorum Yok »

Turkuaz Havayollarının Antalya’dan havalanan uçağı 3 Haziran 2010 günü sabah saatlerinde Almanya’nın Münster Havalimanı’na indiğinde, Alman havacılık otoritesi tarafından rutin yapılan denetimde, ikinci pilot O.V.’nin alkol testi pozitif çıktı. Daha önce başka şirketlerden alkol aldığı gerekçesiyle kovulduğu öğrenilen pilot, Turkuaz Havayolları tarafından da hemen işten çıkarıldı. Bu keşke münferit bir olay olsaydı; gölgede kalan başka olaylar da olduğu duyuluyor. Bir başka örnek olay 2 yıl önce (10 Eylül 2008 günü) gerçekleşmişti: Ankara-Tahran seferini yapan THY uçağının kaptan pilotunun (A.Ü.) alkollü olduğu kabin amiri tarafından fark edilerek rapor tutulmuş ve sonra iş akti fesh edilmişti. Nedense batı ülkelerinde “sarhoş pilot” olguları daha çok medyaya yansıyor; bu, onların daha disiplinsiz olmalarıyla mı, yoksa kontrol mekanizmasının oralarda daha iyi çalışmasıyla mı ilgilidir? Üstelik oralarda uçuşta alkollü olduğu saptanan pilotların işten çıkarılmalarıyla yetinilmemekte, yolcuların hayatını tehlikeye atmak suçlamasıyla hapis cezası da verilmektedir. Geçen senenin Kasım ayında United Airlines pilotu Erwin V. Washington, Londra-Şikago seferi öncesinde uçağa gelen polis tarafından alkol testine alınmış, alkol limitini 3 kat aştığı belirlenerek 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmişti.

Devamını Oku… »

Sivil Havacılık Akademisi Kuruldu

Yorum Yok »

Havacılık Tıbbı Derneği’nin çağrısıyla 22 Mart 2010 günü Atatürk Havalimanı TAV Salonunda ilk toplantısını yapan Sivil Havacılık Akademisi, ülkemizdeki çok yönlü ve çok değişkenli uçuş emniyet sorunlarını irdelemek, yetkili ve sorumlulara çözüm önerileri sunmak amacıyla bir sivil inisiyatif olarak kuruluş kararı aldı. İlkelerini ve yürütme kurullarını belirlemek üzere yapılan beyin fırtınası çok yararlı oldu. Tüm katılımcılar sivil havacılığımızda uçuş emniyeti yönünden zaafiyet noktaları olduğunda birleştiler. Hiçbir kurumla çıkar ilişkisi içinde olmadan, sponsor aramadan, sadece bilimsel verileri referans alarak çalışma kararı alındı.

Devamını Oku… »

CRM Konusu Airport TV canlı yayında her yönüyle ele alındı

Yorum Yok »

Devamını Oku… »

Birgen Air Kazası

Yorum Yok »

Bir jet leasing şirketi olan Birgen Air’in Boeing 757-225 tipi uçağı, 6 Şubat 1996 gecesi Berlin ve Frankfurt’a uçmak üzere Dominik Cumhuriyetinin Puerto Plata şehrindeki Gregorio Luperon Havaalanından havalanışından kısa süre sonra düştü. Uçakta Karayipler’de tatil yapıp dönen Öger Tur’un 180 yolcusu ve 9 mürettebat vardı. Gece saat 23.42′deki kalkışta kaptan, hava sürat göstergesinin (ASI) düzgün çalışmadığını fark etti; buna karşılık ikinci pilotun göstergesi normaldi. Uçuşun iptalini gerektiren bu arızaya rağmen kalkış yapıldı. Uçak 4,700 ft irtifaya ulaştığında kaptanın göstergesi yanlış olarak 350 knot, ikinci pilotunki (doğru) 220 knot sürati gösteriyordu. Otopilot kaptanın göstergesini referans aldığı için bu sürati fazla bularak hız kesti; uçak aşırı irtifa kaybetti. Pilotlar hemen otopilotu devreden çıkararak tam gaz vermelerine rağmen stall oldu, 8 saniye içinde kıyıdan 5 mil açıkta Atlas Okyanusuna çakıldı. 189 kişi öldü. (Köpek balıklarına yem olduğu söylendi…)

Devamını Oku… »

SİVİL HAVACILIKTA YER EKİBİ KAZALARI

Yorum Yok »

24 Ocak 2010 günü geceyarısı 00.30 sıralarında Türk Hava Yolları’nın 237 yolcusu ile İstanbul-Bangkok seferini yapmak üzere hazırlanan TK- 60 sefer sayılı A340 tipi yolcu uçağına, ‘de-icing’ işlemi yapıldı. İşlem sonrası piste yönelmek için manevra yapan uçağın kanadı ‘de-icing’ aracına çarptı. Aracın sepetinde bulunan Güven Alkan yere düştü. Araç da Güven Alkan’ın üzerine devrilerek ölümüne neden oldu. THY uçağının kaptan pilotu Mehmet Yücekul ve uçağın buz çözme aracına çarpmasına neden olan ‘Follow Me’ aracının şoförü Süleyman Bozkurt adliyeye sevk edildi; Süleyman Bozkurt tutuklandı. Ancak pilota hareket izni verecek olan kişinin bu şöfor değil, pilotla telsiz bağlantısı içinde olan yer görevlisi olduğu, bu kişinin olay sırasında orada bulunmadığı öne sürüldü…

Devamını Oku… »

TALPA yeni başkanını seçti

Yorum Yok »

TALPA’da seçim heyecanı bitti. Yeni başkan Muzaffer Özaçar ve yönetim kurulu üyelerini tebrik ediyorum. Aldıkları büyük sorumluluğun bilincinde olarak önemli kararlara imza atacaklar… Benim bir uçuş doktoru olarak önemli bulduğum ve yeni yönetimden el atmasını beklediğim birkaç husus var; umarım dikkate alınır.

Devamını Oku… »

Bilecik’te Tren Kazası; Gene CRM!

1 Yorum »

3 Ocak 2009 günü Bilecik’in Vezirhan ilçesinde iki tren kafa kafaya çarpıştı. İstanbul yönünden gelen trenin kırmızı ışığa rağmen sürat kesmediği ve Eskişehir yönünden gelip beklemekte olan trene çarptığı belirlendi. Toplam 700 yolcunun yaşamsal tehlike atlattığı bu kazada, bekleyen trenin suçsuz makinisti (Hikmet Koşay) öldü, 14 kişi de yaralandı. Otomatik olarak devreye girmesi gereken fren sisteminin (ATS) devre dışı bırakıldığı (veya arızalı olduğu), makas değişimi yapılması gerekirken yapılmadığı… gibi iddia ve açıklamalar yapıldı. Trenin hareket kabiliyetini biraz sınırladığı için ATS’nin sık sık makinistler tarafından kapatıldığı; devrede olsaydı, sarı sinyalde otomatik olarak treni yavaşlatıp kırmızıda durduracağı söylendi. Fren sisteminde teknik bir arıza yoksa, makinistler hatalı olabilir (zaten gözaltına alınmaları da bunu gösteriyor). İstanbul yönünden gelen trenin makinistlerinin göreve gece 01.30′da başlamış olmaları, kazanın gerçekleştiği sabah saatinde (10.05) yorgunluk, uykusuzluk ve dikkatsizlik olasılıklarını akla getiriyor.

Devamını Oku… »

Sushi yemeden uçamayan pilotlarımız var!

Yorum Yok »

Hikâye şöyle: THY’den bir kabin amiri (purser), yabancı ekiple yaptığı bir NY uçuşu sonrası izlenimlerini, samimi bulduğu/güvendiği bir kaptana yazıyor. Yabancı pilotların kendilerine çok saygılı davrandıklarını, yiyecek-içecek taleplerinde “kaldı ise” diye söze başladıklarını ve her vesileyle teşekkür ettiklerini, kendisine hanımefendi saygısı gösterildiğini anlatıyor… Buna karşılık bizim A-340 pilotlarının, uçuşa tok gelmeleri gerektiği halde (çünkü bunun için harcırah alıyorlar), aç gelip; ille de sushi, çerez, üzüm, sandviç vs. istedikleri, önce kendilerine servis yapılmasını bekledikleri, çocuk gibi aksileştikleri ve ekibi strese soktukları… gözlemlerini aktarıyor. Bunun bir CRM eksikliği olduğunu söylüyor…

Devamını Oku… »

Havacılık kurumlarının logoları

Yorum Yok »

Logolar, bir kurumu, düşünceyi veya misyonu sembolize eden şekillerdir. Bu şeklin bir estetiği olmalı, bakan kişide hoş çağrışımlar yapmalıdır. Grafik tasarımcılar bu işin ustalarıdır ve basit şekil ve renkler kullanarak bir temayı görselleştirme sanatını icra ederler. Bazı havacılık kurumlarının logoları benim estetik anlayışıma hiç hitap etmiyor. Yeni gelen yöneticilerin gözüne batar da değiştirilir ümitlerim de boşa çıkıyor. Örneğin DHMİ‘nin logosunda maalesef bir grafik tasarım sanatı göremiyoruz; çok amatör birinin elinden çıkmışa benziyor. Resimli roman tekniğiyle oldukça basit bir hikâye anlatılmış gibi: İnmek üzere olan bir uçağa uzanmış kaba gölgeleri olan kocaman bir el figürü, “ben seni güvenle indiririm” mesajı vermeye çalışıyor olsa gerek… Ama bende daha çok, “gel, gel; seni yakalayıp ham yapacağım,” gibi bir izlenim yaratıyor. Bu çizimde şefkatli bir elden çok, King Kong’un, ya da Godzilla’nın elini görüyoruz ve ürküyoruz… Bu konudaki nâçizâne önerimizi DHMİ’nin 2008 yılında yeniden yapılanma çalışmalarındaki  “Ortak Akıl Projesi” vesilesiyle kendilerine iletmiştik…

Devamını Oku… »


WP Tema & Icons: N.Design Studio & Türkçe: t'infection.com
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş