Üyemiz Dr. Hayri Gültekin Yılın Doktoru ödülü aldı

Yorum Yok »

Devamını Oku… »

FDM NEDİR?

Yorum Yok »

Flight Data Monitoring (FDM), uçuş verilerini analiz ederek havayolu şirketlerinin olası riskleri önceden tespit eden ve önlem alınmasını sağlayan bir erken uyarı sistemidir. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından 27 tonun üzerinde uçak uçuran tüm havayollarında 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren zorunlu hale gelmiş ve bununla ilgili konular ICAO Annex-6 Part.1 ve JAR-OPS 1.037′de belirtilmiştir.

Devamını Oku… »

PİLOTLAR ve OTOMASYON

Yorum Yok »

Pilotların otomasyona fazla güvenmeleri onların uçuş melekelerini köreltiyor.

FAA’den Kathy Abbott’un yaptığı araştırmalar, pilotların çoğunun bilgisayar destekli otomasyonla uçtuğunu, bilgisayar arızası durumunda onun yerine geçmesi gereken manüel melekelerinin, oluşan bu ‘non rutin durumlarda‘ yerinde ve zamanında kullanmak için yeterli olmadığını, bu nedenle çok basit arızalarda bile kazaların olduğunu ortaya koymuş. FAA’nin 2001-2009 yılları arasında olan 730 vaka, 26 kaza ve 9 bin 100 uçuşla ilgili yaptığı araştırmalarda, kazaların % 60′ında manüel uçuş hatası tespit edilmiş. Kazalar, pilotların uçuş kumandalarına yanlış komut verme ve upset durumlarından nasıl kurtulacağını bilmeme nedeniyle olmuş.

Devamını Oku… »

Uçakta sigara içmek

Yorum Yok »

Tütün; tar, nikotin ve karbonmonoksit (CO) olmak üzere 3 ana toksik madde içerir. Tar, boğaz ve akciğer kanserine; Nikotin, damar hastalıklarına neden olur. CO, uçuş için en sakıncalı olanıdır; çünkü kan hemoglobiniyle birleşme kapasitesi oksijenden 210 kat fazladır.  Uçak içinde kabin irtifaının düşüklüğü, oksijen parsiyel basıncının da düşüklüğü demek olduğundan, içilen tütünün dumanındaki CO, kan hemoglobinine çok daha yüksek oranda bağlanarak hipoksi potansiyelini arttırır. Bu nedenle eğer uçuştan önce 2-3 sigara içilmişse, (kandaki karboksihemoglobin’in oksijene olan baskınlığı yüzünden) 5 bin ft kabin irtifaında olan bir insan 10 bin ft irtifaya eşdeğer fizyolojik duruma girer. Bu, sinsi hipoksi riski kadar, gece uçuşlarında karanlık adaptasyonunu bozması bakımından da önemlidir. Kabin basınçlaması (oksijenizasyonu) olsa bile gece görüş keskinliği %15-18 azalır (2,4).

Devamını Oku… »

Bush Pilot Sendromu

Yorum Yok »

         Alaska ve Kanada’nın tundraları, Amerika, Rusya, Sibirya, Güney Afrika, Kenya, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın vahşi-ıssız doğasına yapılan keşif, kurtarma, av veya turistik uçuşlarda bir dizi zorluk ve riskler vardır. İklim koşulları çok zorlayıcıdır, ayrıca vahşi hayvanlar çıkabilir, telsiz ve radar hizmeti alınmayabilir, bir arıza veya kaza durumunda yardım gelmesi mümkün olmayabilir. Büyük uçakların inemediği, havaalanı, pist veya inişe elverişli düzlüklerin bile bulunmadığı çöl, step, kutup, köy-kasaba gibi bölgelere uçmaya “bush flying“, buralara inen uçaklara da “bush planes” denilmektedir. Bu tür uçakların bazılarında iniş kolaylığı için geniş lastikleri, etraftaki ağaç, kaya gibi engellere çarpmamak için de yüksek kanatları vardır. Ama Cessna, Piper, Maule gibi modifikasyon yapılmamış normal birkaç kişilik küçük uçaklarla da bush uçuşları yapılabilmektedir. Sportif ve eğlence yönü olmakla birlikte, çoğunlukla yerleşim yeri dışındaki alanlara yapılan hava taksi uçuşları veya taşra havacılığıdır. Avcıları belirli bir sahaya indirme, hava fotoğrafı çekme, deniz-göl-ada-orman gibi yerlere seri ulaşım, arama-kurtarma, yangın söndürme, zirai ilaçlama, gazetecilik, suçlu takip, organ nakli ve devriye uçuşları gibi kullanımları vardır. Bu uçuşlar, aslında karayoluyla ulaşım zorlukları olan ücra yerlere ve zor coğrafyalara ulaşmak için neredeyse tek çaredir ve karayolu, trenyolu yapmaktan çok daha ucuzdur.

Devamını Oku… »

MELATONİN

Yorum Yok »

Melatonin, özellikle gece saatlerinde hipofizden salgılanan ve Triptofan’dan sentez edilen bir hormondur (N-acetyl-5 methoxytryptamine). Triptofan gündüz Serotonin’e döner, Serotonin de Melatonin’e evrilir. Hipofizden salgılanması çocuklarda fazla olup orta ve ileri yaşlarda giderek azalır. Melatonin bitkisel gıdalar içinde yulaf, arpa, pirinç, mısır, zencefil, domates ve muzda bulunur. İlaç olarak verilen Melatonin’in özellikle jet lag ve yaşlı uykusuzluğuna faydası olduğu söylenmektedir. Keza, migren, Alzheimer, Parkinson, hipertansiyon ve kanser profilaksisi (meme, karaciğer, beyin) için yararlı olduğu ileri sürülmüştür. Tehlikeli serbest radikallere karşı antioksidan olarak ve anti-aging için de kullanılmakta olmasına rağmen, bütün bunlar bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Bu nedenle FDA ve Amerikan Uyku Kurumu (National Sleep Foundation) tarafından ilaç olarak onaylanmamaktadır. Ayrıca bu ilaçların inek beyin ekstrelerinden elde edildiği ve bazı hayvan beyin hastalıklarını taşıması olasılığı üzerinde durulmaktadır (2).

Devamını Oku… »

Bir Havayolu Pilotunda Geçici Global Amnezi (TGA)

Yorum Yok »

Öykü: 53 yaşında erkek havayolu pilotu, göreve giderken arabasında hafıza kaybı yaşamış. “Vücudum nereye gittiğini biliyordu, ama kendimi garip hissediyordum. Aklım vücudumun dışında gibiydi” şeklinde anlattığı durum yol boyunca devam etmiş. Trafik ışığındaki yeşili görmesine rağmen bir arabaya çarpmaktan son anda kurtulduğunu, nasıl yaptığını hatırlamadan arabasını otoparka park edip, otobüse binip, uçuş için terminale ve kapıya yürüdüğünü anlatmış. Bunları yaparken kendini “film izliyormuş gibi” hissettiğini; olayların arasında bağlantı kuramadığını ve tam olarak hatırlayamadığını söylemiş. Bu sırada karısına telefon ederek nerede olduğunu bilmediğini söylemiş. Eşinin ısrarı üzerine Havayolu Sağlık Bölümü ile temas kurarak acil servise gitmiş. Yapılan tetkiklerde tansiyon ve kan şekeri normal bulunmuş. Bilinci açık olmasına rağmen, sabah evinden çıktığı andan acil serviste bulunduğu o ana kadar anımsadığı bir şey olmamış. Hastaneye yatırılarak 3 gün süreyle kapsamlı tetkikten geçmiş. Pilotun hafızası, yaklaşık 6 saatlik boşluktan sonra acil servise geldiği günün akşamı geri gelmiş. Cranial CT, MRI, MRA, EEG, EKG ve laboratuar sonuçları normal bulunmuş. Nöroloji, kardiyoloji ve gastroenteroloji muayeneleri normal. Toksikolojik inceleme negatif, alkol alımı yok. Sadece tansiyonda hafif bir yükselme belirlenmiş.

Devamını Oku… »

Bir pilotta Optik Nörit

Yorum Yok »

Olgu: 26 yaşında 78 saat uçuşu olan 3. sınıf bayan uçucu. Akut optik nörit atağını takiben 12 ay sonra tıbbi resertifikasyon için başvurdu. Görme alanında sabahın erken satlerinde ve akşamüstü belirginleşen, yukardan aşağıya küre şekilli yüzen cisimcikler tanımlamıştır. Belirtiler 1 ay içinde kendiliğinden kaybolmuş; sonraki ay sol gözün sol alt kadranında yer alan bir lekeden ve far veya sokak lambası ışıklarına baktığında çakan ışıklardan bahsetmiştir. Göz bebeği büyütülerek yapılan muayenede retina normal, sol optik diskte ödem mevcut, pupil refleksleri normal, gözde ağrı yoktu. Kontrastlı MR’da sol optik diskte kabarıklık dışında merkezi sinir sisteminde başka bulgu bulunmadı. Akut optik nevrit teşhisi konulan hasta iv. kortikosteroid tedavisini kabul etmedi; daha sonra 20/20 görme keskinliği, normal görme alanı ve renk görme ile tamamen iyileşti.

Devamını Oku… »

Uçak tutması ilaçlarının performansa etkisi

Yorum Yok »

Kanada’da yapılan bir araştırmaya yaşları 22-59 arasında olan 11 erkek ve 10 bayan (toplam 21 kişi) alınmıştır. Plasebo kontrollü olarak anti-motion sickness ilaçları verilen bu kişilerin ilaç almadan önce ve 8 saat sonrasında psikomotor performansları ölçülmüştür. Meclizine, Dimenhidrinate, (Promethazine 25mg +  Pseudoephedrine 60mg), (Promethazine 25mg + d-amphetamine 10mg) kullanımı sonrasında ilk 3 ilaç grubu performansı bozmuştur. Sadece (Promethazine 25mg + d-amphetamine 10mg) kombinasyonu, uçak tutmasına karşı olumlu etkisi yanında psikomotor performans skorlarını bozmamış; uykululuk hali de yaratmamıştır.

Devamını Oku… »

Bir askeri jet pilotunda spontan pnömotoraks

Yorum Yok »

Alman Hava K.’de görevli 38 yaşında erkek jet pilotu. Sağ akciğer solunum seslerinde kaybolma nedeniyle incelemeye alınmış. Akciğer grafisi ve CT’sinde sağ alt lopta %20-30 pnömotoraks görünümü, atelektazi ve plevral efüzyon belirlenmiş. Yılda 30 paket kadar sigara içen pilot sağlıklı görünmekte ve herhangi bir yakınması da yokmuş. 3 gün içinde video kaydı eşliğinde mekanik pleurodesis uygulanmış. Bu cerrahi girişimin 15 ve 30 gün sonrasında çekilen CT’lerinde pnömotoraksın ve plevral kalınlaşmanın kaybolduğu görülmüş. Hipobarik çemberde 35 bin ft irtifa uçuşu ile santrifüjde 5,5-6 G uygulanmış. Kontrol CT’sinde bir değişim görülmemesi üzerine (JAA’in pnömotoraksta 3 ay uçuş yasağı kuralına rağmen) tanı konulmasından itibaren geçen 2 ay sonunda uçuşa iade edilmiş.

Devamını Oku… »