Uçak kazası incelemelerinin amacı, kazanın olası nedenlerini bularak gelecekteki kazaların oluşumunu önlemektir. Kaza analizlerinde uçak sistemlerinin incelenmesi çok gelişmiş teknik ve teknolojik ekipman ile gerçekleştirilir. Dünyadaki diğer modern havacılık merkezlerinde olduğu gibi ülkemizde de, kaza sonrası uçak enkazındaki parçalar özenle belgelenir, toplanır ve uzman laboratuarlara gönderilir. Her ne kadar tahrip olmuş gibi görünse de bu parçaların üzerindeki izler ve etkiler incelenerek kazadan önce mi, sonra mı oluştuğu, kazada rolü olup olmadığı ortaya konur.

Modern havacılık kurallarının hâkim olduğu ABD ve Avrupa ülkelerinde, ülkemizden farklı olarak yapılan bir diğer inceleme ise kazada ölen pilot-uçuş ekibi (ve bazen yolcuların) kan ve/veya dokularından yapılan toksikolojik incelemelerdir. Bu incelemelerin amacı ise (her ne kadar ölüm nedeni kazaya bağlı multipl travma olarak görünse de) gerçek ölüm nedenini ortaya çıkarmak; ölümün kazadan sonra mı, önce mi; önceyse, ne kadar önce gerçekleştiğini; kaza öncesinde herhangi bir etken, toksin veya maddeye maruz kalmanın söz konusu olup olmadığını; ve tespit edilirse bunun uçuş ekibini etkilemiş olma ihtimalini sorgulamaktır.

Kazalardan Sonra Toksikolojik Analizler Nasıl Yapılır?

Havacılığın pek çok alanında olduğu gibi bu alanda da dünyadaki en iyi örneklerden biri şüphesiz ABD’dir. ABD’de gerek uçak gerekse diğer taşıt kazalarının incelenmesi NTSB (National Transportation Safety Board—Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu) adlı özerk bir kuruluşun sorumluluğundadır (3). Havacılıkla ilgili tüm faaliyetler Ulaştırma Bakanlığı’nın bağlısı olan FAA (Federal Aviation Administration) tarafından yürütülürken, NTSB bağımsız bir denetleme birimi gibi çalışarak kazaların analizini yapar. Kazalarda ölü veya yaralılardan alınan vücut sıvıları ve doku örnekleri de incelenmek üzere çoğu zaman FAA’e bağlı CAMI (Civil Aerospace Medical Institute)’deki Toksikoloji bölümüne gönderilir. Bu laboratuarda inceleme sonucunda tespit edilen ilaç, toksik veya diğer maddeler incelemeyi yapan NTSB yetkililerine bildirilir (4).

Doku ve vücut sıvısı örneklerinin alınması

FAA-CAMI bünyesindeki Toksikoloji laboratuarı faaliyetlerini büyük bir ciddiyet, gizlilik, sistematik ve özenle yürütür. Analizlerin yapılmasında kullanılan araç ve yöntemlerin standardı vardır. Doku ve sıvı örneklerinin alınmasında kullanılacak araç-gereç “TOX-BOX” adı verilen bir set içinde toplanmıştır. “TOX-BOX” içinde kan, idrar, BOS (beyin-omurilik sıvısı), göz içi sıvısı ve alınacak doku örneklerinin konulacağı farklı boyut ve renklerde tüpler bulunur. TOX-BOX’lar kazaları incelemeye gidecek ekiplerin bulunduğu büyük merkezlerde hazır tutulur. Kaza yerinde görev yapan adli tabip, uçuş tabibi veya sorumlu tabip, usulünce aldığı numuneleri kutusuna yerleştirdikten sonra kutu mühürlenir ve numaralanır. Kime ait olduğuna dair isim veya kimlik belirten herhangi bir bilgi yazılmaz. Mühürlü kutular “chain of custody” olarak adlandırılan hukuki kanıt zincirine uyulması amacıyla son noktaya kadar teslim alma senetleriyle ve soğuk zincirle aynı gece gönderilir ve ertesi gün laboratuara ulaştırılır.

FAA-CAMI Toksikoloji laboratuarı almış olduğu numune kutularıyla ilgili tüm işlemleri üzerindeki numarayı referans vererek yapar. Bunun amacı hem yapılacak işlemlerde objektifliği sağlamak, analizlerin yapılışında kaza hakkında bilgisi olan görevlilerin ön yargısının karışmasını engellemek, hem de daha sonra hukuki delil olarak kullanılabilecek bu analiz sonuçları üzerindeki en küçük bir güvensizlik ihtimaline dahi yer bırakmamaktır.

CAMI-Toksikoloji laboratuarı oldukça gelişmiş, modern analiz cihazları ile, ulusal akreditasyon ve kalibrasyon kuruluşlarının denetimi altında her türlü ilaç, uyuşturucu ve toksik maddeyi inceleyip ortaya çıkarabilecek kapasitededir. Alınan örnekler öncelikle tarama testlerine tabi tutulur. İçinde herhangi bir madde olduğu tespit edilen örneklerde, bu kez doğrulayıcı / kantitatif testlerle spesifik olarak hangi ilaç veya maddenin hangi dozda bulunduğu tespit edilir. Tespit edilen ilaca ait farklı bir analiz yöntemi mevcut ise o yöntemle de sonuçlar doğrulanır. Sonuçta elde edilen toksikolojik analiz raporu gelen kutunun üzerindeki numara yazılmış olarak NTSB yetkililerine gönderilir. Yapılan analizlerin güvenilirliğini teyit etmek için NTSB tarafından uygulanan bir yöntem daha vardır. Kazada alınan örneklerin olduğu kutuların yanı sıra içinde tamamen normal sıvılar veya tamamen yüksek doz ilaçların bulunduğu örnekler de numaralandırılıp gönderilir. Böylelikle çift yönlü kontrol sağlanmış olur.

Toksikolojik verilerin yorumlanması

NTSB yetkilileri, kaza inceleme ekibindeki doktor veya danıştıkları başka bir uzman aracılığıyla, toksikolojik incelemeye alınan kan, idrar veya dokulardaki ilaç miktarlarını yorumlar; bunların tedavi dozunda mı, toksik dozda mı, uçuşta kullanımına izin verilen mi, yoksa kısıtlanan bir ilaç mı, alkol tespit edilmişse bunun kaza öncesi alınan alkole mi, yoksa ölümden sonra doğal olarak gelişen fermantasyona mı bağlı olduğuna dair değerlendirmelerini rapora yansıtırlar. Bunun sonucunda kaza nedenleri açıklanırken kazanın mutlak nedeni veya kazada etkili olan faktörlerden biri olarak bazı ilaçların kullanımı sayılabileceği gibi, tam tersine ilaç veya toksik maddelerin kazada rol oynamadığı sonucuna da kesin olarak ulaşılabilir.

Türkiye’de ne yapılmalı?

Bu noktada yalnızca eleştirilerimizi sıralamak yerine çözüm önerileri de getirmek sorumluluğundayız. Öncelikle kaza incelemelerinde toksikolojik analizlerin yapılması yönünde bir iradenin ortaya konması gerekmektedir. Ülkemizde her türlü kazayı inceleyen özerk bir kuruluş bulunmadığı için bu konuda da sorumluluk Ulaştırma Bakanlığındadır. Bu amacın gerçekleşmesindeki ön şartlardan biri, kaza inceleme heyetine mutlaka bir uçuş tabibinin (en azından bu konuda eğitim almış bir tıp doktorunun) dâhil olmasıdır. Öncelikle ve acilen yapılması gerekenler şunlardır:

1. Uygulanacak usulleri tespit etmek: Kaza incelemelerinde yer alacak tabip(ler)in yetkilendirilmesi, kullanılacak formların oluşturulması ve yetki/sorumlulukların belirlenmesi.

2. Analizleri yapacak laboratuarı belirlemek: Türkiye’de toksikolojik analizler Hıfzısıhha Enstitüsünde ve daha ileri seviyede Türkiye Doping Merkezinde yapılabilmektedir. Ancak bu merkezlerin gerek hitap ettikleri durumlar gerekse ilgi sahaları, kaza incelemelerindeki ihtiyaçları karşılamaktan uzaktır. Bu durumda yetkililerin bir kaç seçenekten birini tercih etmeleri gerekmektedir:

a. Bu laboratuarlardan birinin kazalardaki incelemeleri yapacak sürat, gizlilik, hassasiyet ve tetkik çeşitliliğine kavuşturulması,

b. Bakanlık veya başka bir resmi kuruluş bünyesinde bu kapasitede bir laboratuar kurulması,

c. Başka ülkelerden de gelen taleplerle kaza sonrası toksikolojik analizleri yapan FAA ile temasa geçilerek toksikolojik incelemelerin CAMI laboratuarlarında yaptırılması,

3. Gerekli araç-gereç setlerini tespit etmek: Örnek alma setlerinin ve analiz yöntemlerinin belirlenmesinde CAMI TOX-BOX setlerinden ilham alınabilir.

4. Personel eğitimi: Özellikle kazaya müdahale esnasında örneklerin uygun alınmasını temin etmek için görev alacak tabiplere eğitim verilmeli, bunlar tarafından da diğer ekip personeli bilgilendirilmelidir.

5. Takip: Bu faaliyetlere başlandıktan sonra da yetkili otoriteler tarafından gerekli işlemlerin ciddiyet, gizlilik ve hassasiyetle gerçekleştirildiği takip edilmelidir.

Hazırlayanlar: Yrd. Doç. Dr. Ahmet ŞEN, Doç. Dr. Ahmet AKIN (GATA Hava-Uzay Hekimliği AD. Eskişehir)

Kaynaklar:
1. http://www.milliyet.com.tr/2003/01/11/guncel/agun.html

2. http://www.milliyet.com.tr/2003/01/12/guncel/gun04.html

3. Aviation Safety Research Act of 1988. Public Law 100–591 [H.R.4686]. 100th U.S. Cong. 2nd Sess., 102 Stat. 3011 (Nov 3, 1988).

4. Chaturvedi AK, Smith DR, Soper JW, et al. Characteristics and toxicological processing of postmortem pilot specimens from fatal civil aviation accidents. Aviat Space Environ Med 2003; 74:252–9.