BÜLTEN YAZILARI — 30 Haziran 2012 at 12:34

Havacılıkta Lazer Işığı Tehlikeleri

by

Çizgi veya nokta şeklinde renkli ışıklar saçan lazer cihazları, bilimsel sunumlar yaparken kullanılan pointerlerden, müzikli eğlence yerlerine, reklâm sektörüne ve çocuk oyuncaklarına kadar geniş bir kullanım alanına girmiş bulunmaktadır. Kalem biçiminde veya avuca sığacak kadar küçültülmüş bu ucuz aletlerin tek sakıncası göze tutulmasıdır ve üzerlerinde bunun zararlı olacağına dair uyarı etiketleri de bulunur. Ancak inadına bu ışıkları birbirlerinin gözüne, ya da havadaki uçaklara tutarak patolojik bir zevk alan insanlar olması inanılmazdır. Sadece Amerika Birleşik Devletlerinde 2004-2010 yılları arasında uçak ve helikopterlere yönelik 7 bin lazer saldırısı olmuştur. ABD’nin güney bölgelerinde ve Batı Pasifik’te daha sıklıkla rapor edilen lazer saldırıları, bazen uçaklara kümeler halinde çoklu vuruşlar biçiminde yapılmakta; bunlar birkaç dakika, birkaç gün ya da hafta sürebilmektedir. Saldırıların yüzde 70′i alçak irtifalarda (2 -10 bin feet) ve gece (19-23 saatlerinde) yoğunlaşmaktadır.

Bugüne kadar lazer ışığı yüzünden gerçekleşmiş bir uçak kazası olmamasına rağmen, bir risk faktörü olarak ciddiyetle üzerinde durulmakta, önlemler alınmaktadır. Konuyla ilgili haberler, yazılar ve uyarılar, uçuş ekiplerinin konuyla ilgili farkındalığını arttırmış olsa gerek ki, bu tür saldırıların hedefi olan pilotlar lazer olaylarını daha sık rapor eder olmuşlardır. Evvelce çok zayıf ışıklı cihazlarla yapılan saldırılar önemsenmemekte iken, son senelerde yüksek çıkış gücü olan el lazerlerinin piyasaya girmesiyle daha tehlikeli saldırılar olamaya başlamış; bu nedenle lazer olayı bildirimleri 2005′ten 2008′e kadar üç kat artmıştır.

Pilotun gözüne yerden gelen lazer ışığı seyir irtifaında iken fazla sorun yaratmaz; geçici flaş körlüğü durumunda bile görüşün düzelmesi için yeterli zaman vardır. Ancak gece uçuşlarının kalkış, alçalma, yaklaşma ve iniş gibi yere yakın safhalarında basit el aletlerinden tutulan lazer ışıkları uçuş emniyeti yönünden tehlikeli olabilmektedir. Pilotun son yaklaşmada geçici körlüğe maruz kalması ile durum çok tehlikeli hal alabilir. Göz, gece karanlığında ve kokpitin loş ışıklı ortamında her tür parlak ışığa karşı daha duyarlıdır. Siyah fonda birden beliren parlak lazer ışığı, mesafe, dalga boyu, şiddet ve süresine bağlı olarak olumsuz etkiler yaratır; pilotun uçağa kumandasını zorlaştırabilir.

Uçaklara tutulan el lazerlerinin yüzde 6,3′ünün kırmızı, yüzde 91′inin de yeşil ışık saçtığı belirlenmiştir. Yeşil lazer, kırmızı lazer ışığının çıkış gücünden 35 kez daha parlak görünebilir ve yeşilin dalga boyu gözler karanlığa adapte olduğundaki en üst hassasiyet değerine yakındır. Sonuçta yeşil ışığın göze ve görüşe olan olumsuz etkileri kırmızı ve mavi ışıklardan çok daha fazladır.

Lazer ışığının yarattığı tehlikeler

Lazer ışığı saçan oyuncaklardaki veya pointerlerdeki ışık gücü oldukça düşüktür (1-5 mW). Bu zayıf ışıklar insan vücuduna veya uçağın dış yüzeyine hiçbir zarar vermez. İnternet üzerinden satışı yapılan 500 mW gücündeki cihazlar ise bu kadar masum değildir. Yasadışı amaçlar bir tarafa bırakılırsa, tıpta ve mühendislikte özel kullanım alanları vardır. Daha da güçlü lazer cihazları ise askeri amaçlarla stratejik silâh olarak üretilmekte; milyonlarca dolar değerinde ve piyasada satılmayan bu silahlar, insan vücuduna ve uçağın kaportasına ciddi zararlar verebilmektedir.

Uçaklara yapılan lazer saldırılarıyla ilgili raporlarda altı çizilen problemler, görsel etkiler (yüzde 8,2), operasyonel problemler (yüzde 3,2), gözde ağrı ve yaralanmalar (yüzde 1,6) şeklinde sıralanmaktadır. Operasyonel problemlerden kastedilen, anlık dikkat dağılması, disoryantasyon, pas geçilen inişler, vs’dir. Kokpitin lazerle vurulma olaylarının yüzde 16,5′i, 2.000 feet altındaki irtifalarda olmuştur. Bu olaylar görsel etkilerin yüzde 31′ini, göz ağrı ve yanmalarının yüzde 42’sini ve operasyonel sıkıntıların yüzde 42’sini karşılamaktadır.

Avustralya’da birçok eyalette özel izin belgesi almadıkça lazer pointer kullanmak yasaklanmıştır ve aykırı davrananlar için hapis cezası uygulanmaktadır. ABD Ulaştırma Bakanlığı’nın 12 Ocak 2005′te yayınladığı Uçak-Lazer Raporunda (AC 70-2), lazer olaylarının nasıl rapor edilip azaltılacağı yazılıdır. Ayrıca, kuralları çiğneyenlere karşı adli tahkikat yapılması için yerel ve federal kanun büroları arasında koordinasyon da sağlanmıştır.

Alçak irtifada uçan uçaklara yerden basit lazer cihazlarıyla yapılan saldırılarla ilgili 4 tane tehlike belirlenmiştir:

1. Dikkat dağılması: 5 mW gücünde basit bir lazer ışığı bile 3,5 km mesafeden itibaren pilotun dikkatini dağıtır; 1,2 km’de pilotun dikkat dağılması iyice artar. 125 mW’lık lazer ışığı ise 18 km mesafeden bile dikkat dağılmasına sebep olabilir.

2. Göz kamaşması (Glare): Pilot, gözüne gelen kuvvetli ışık sönünceye kadar ışığın ötesini göremez. 400 metre ve daha yakındaki lazer ışığının yarattığı kamaşma, normal görüşü engelleyecek kadar fazladır.

3. Geçici flaş körlüğü ve art hayaller: Lazerin gücüne göre değişmek üzere 16-80 metre mesafeden göze gelen ışık birkaç saniye sürdüğünde pilot geçici körlüğe girebilir. Fotoğraf makinesi flaşının yaptığına benzer biçimde bir süre çevreyi göremez. Görüşün tekrar kazanılmasından sonra da 30 sn kadar süreyle art hayaller devam eder; pilot baktığı yerde ışığın şekline benzer bir leke görür.

4. Retina hasarı: Yakın mesafeden tutulan veya bireyin doğrudan baktığı kuvvetli lazer ışıkları retina hasarı yapabilir ve merkezi görüş kaybına neden olabilir. Ama kokpitteki pilota yerden gelen basit bir lazer ışığıyla retina hasarı oluşması imkânsız gibidir. Rapor edilmiş binlerce olay içinde retina hasarı raporu 3-5′den fazla değildir. Bunların bir kısmı da muhtemelen lazer maruziyeti sonrası gözü ovuşturmayla ilgilidir.

Önlem ve öneriler

Lazer ışıklarına maruz kalan pilotların görsel ve operasyonel olumsuz etkileri en aza indirmeleri için önerilenler şunlardır:

Bekle ve hazırlıklı ol: Lazer saldırısı yapılabileceğinin tahmin edildiği şüpheli uçuş ortamlarında zihnen hazırlıklı olmalı, glare veya flaş körlüğü durumunda uçakta ikinci pilot varsa kumanda ona bırakılmalıdır.

Uçağı uçur: Rota muhafaza edilmeli, bir görme zorluğu yaşanıyorsa uçağı otopilota almalıdır.

Parlak ışığı engelle: Doğrudan ışığa bakmaktan kaçınılmalı, el gelen ışığa siper edilmeli, vizör veya güneşlik kullanılmalı, uçağın burnunu ışıktan kaçıracak şekilde hafif dönüş veya tırmanış kumandası verilmelidir.

Gözlerini aletlere çevir: Uçuş aletlerine bakmaya devam edilmeli, alet ışıklarının parlaklığı arttırmalıdır.

İletişime geç: ATC’ye uçağın mevcut pozisyonu ve irtifaı, lazerin geldiği yer ve istikamet bildirilmelidir.

Gözlerini ovuşturma: Flaş körlüğü oluştuysa gözü ovuşturmamalıdır.

Kurumsal önlemler: Lazerin uçuş emniyetine olumsuz etkisi konusunda halk eğitilmeli, kötü niyetlilerin ihbarı teşvik edilmeli, güçlü lazer cihazlarının satışı yasaklanmalı, cihazların üstüne uçuş emniyetiyle ilgili etiketler yapıştırılmalı, yerdeki lazer kaynağının yerini belirleyip kaydeden sistemler geliştirilmelidir.

Hazırlayan: Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar