BÜLTEN YAZILARI — 08 Temmuz 2012 at 13:09

Deniz kazalarında insan faktörü

by

Aşağıdaki gemi kazası öyküleri; önce bunları gözden geçirelim:

1. Titanik faciası: Asla batmaz denen 269 m. uzunluktaki Titanic (White Star) gemisi 1912 yılında İngiltere-New York seferinde kuzey Atlantik’te bir buzdağına çarparak battı. 2223 yolcu ve mürettebattan 1513′ü donarak ve boğularak öldü. Kazaya ve ölümlere yol açan hatalar:

a. Gemi gövdesi yapımında esnekliği olmayan çok sert bir çelik kullanılmıştı.
b. Gözcülere dürbün verilmediği için buzdağlarını uzaktan görememişlerdi.
c. İmdat çağrılarını alan yakındaki bir geminin telsizcisi uyumakta idi.
d. Nasıl olsa batmayacak (!) bir güzel geminin dış görünüşünü bozmaması için filika sayısı azaltılmıştı (1178 adet vardı).

2. Andrea Doria gemi kazası: 1956 yılında New York’a seyrederken bir feribotla çarpışarak batan gemide 46 yolcu öldü. Hatalar: Kısıtlı görüş şartlarında radar kullanma hatası; denizde karşılaşan iki geminin mutabakat kuramaması ve filikaların yetersizliği idi.

3. Lakonia gemi kazası: 1963 yılında Kanarya Adalarına gitmekte iken geminin kuaför salonunda çıkan yangın yüzünden 128 kişi öldü. Ölümlerin 53′ü yangın, 75′i ise çıkan panikte düşme, yaralanma ve boğulma nedeniyle gerçekleşti. Paniği arttıran sebep, yangın alarmının çok hafif sesli olması, çoğu yolcuların yangını başlangıçta fark edememeleri idi.

4. Eminönü-Üsküdar seferini yapan Turyol Kooperatifi’ne ait “Urfalı Cemal” yolcu teknesi ile boğazdan transit geçiş yapan “Adil Kaptan” adlı kum kosteri 7 Nisan 2007 günü Kız Kulesi açıklarında çarpıştı. Kazada 1 kişi öldü, 42 kişi yaralandı. Çarpışma nedeni yoğun sis olarak açıklandı.

5. Ella J gemisi kazası: Bulgaristan’ın Burgaz Limanından İzmit Derince’ye gitmekte olan ‘Saint Vincent’ bayraklı ‘Ella J’ adlı gemi, 28 Mayıs 2009 günü “dümen arızası” nedeniyle Yeniköy’de Sait Halim Paşa Yalısı yakınında karaya oturdu. Kereste taşıyan Ro-Ro gemisi, tiyatro sanatçısı Oya Başar’ın kiracı olarak oturduğu Yeniköy’deki bir yalının önündeki dalgakıranlara çarptı; gemide ve yalıda ölen olmadı.

Yukarıdaki öykülerde, kaza oluş biçimleri ve hataların yapılışı itibariyle havacılığa çok benzerlik gösteren unsurlar bulunmaktadır. Nedeni şu olsa gerek: İnsanoğlu dünyaya hata yapma özrüyle geliyor; buna bir de bilgisizlik, eğitimsizlik, disiplinsizlik, dikkatsizlik, hastalık-yorgunluk vs. de eklenince, trafik kazaları, iş kazaları, ev kazaları… ortaya çıkıyor. Denizcilikte de, havacılıkta da aynı şeyleri farklı biçimlerde görüyoruz.

Denizcilikte insan hatası oranları

Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri (KEGKİ) Genel Müdürü Salih Orakçı, İstanbul Boğazından yılda 55 bin gemi geçtiğini, bunların 10 bin kadarının tehlikeli yük taşıdığını; gemilerin çoğunun kılavuz kaptan almasına karşın, zorunluluk olmadığı için eskort romorkör alınmamasının çok tehlikeli durumlara yol açtığını söyledi. İstanbul Boğazında son 50 yılda 500′e yakın kazanın yaşandığına dikkat çeken Orakçı, deniz kazalarında insan faktörünün %83 oranında görüldüğünü; dümen kilitlenmesi mazeretinin başka nedenleri örtmek için sıkça kullanıldığını, bunun sigorta şirketlerinden para almak için bir kılıf olduğunu da ilâve etti…

“İstanbul Boğazı Deniz Kazaları Analizi” başlıklı bir kitabı yayınlanan Dr. Jale Nur Ece’nin denizcilik kazalarına ilişkin yorumu da şöyle: “Deniz trafiğinde modern teknolojinin daha fazla kullanımına paralel olarak kazaların azaldığı, ancak kazaların nedenleri arasında “insan hatası” oranının arttığı görülmektedir. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) gemi kazalarına ilişkin yaptığı istatistiklerde insan hatası payı %80-85 arasındadır. İngiltere Deniz Kazaları Araştırma Bürosu’nun (MAIB) Ağustos 1999 yıllık Raporunda da, pek çok kazanın ticari baskılar ve tasarruf nedeniyle kalifiye olmayan- ucuz- insan gücü kullanılması yüzünden meydana geldiği belirtilmiştir. Gemide, liman ve tersanelerde kalifiye personel çalıştırılmaması, gerekli eğitimin verilmemesi, modern teknolojinin ve teçhizatın kullanılmaması kazalara neden olmakta ve bu da insan hatası olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu önlemler alınmadan insan hatası demek ne derece doğrudur?

Bilimin ve aklın yolu bir olduğundan, havacılık kazaları için ne söyleniyorsa, denizcilikte de kaza oranları, eğitim eksikliği, teknik sorunlar vs. tıpatıp aynı sonuca varmaktadır.

Bir soru: Denizlerde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS-Safety of Life at Sea) 1914 yılında hazırlanmış; seyir hızı, filika sayıları, alarmlar vs. standardize edilmiş. Ülkemizde seyir, can ve mal emniyetinin artırılması ve kazaların önlenmesi amacıyla 18 Haziran 2003 tarihinde Denizcilik Müsteşarlığı bünyesinde “Deniz Kazalarını İnceleme Komisyonu” (DEKİK) oluşturulmuş. Havacılık sektöründe benzeri bir kuruluş var mı? Varsa adı ve işlevselliği nedir? Üyeleri kimlerdir? Gerçekten uçuş kazalarını bilimsel metotlarla inceleyip raporlar hazırlayan bağımsız bir kuruluş (komisyon) var mı?

Hazırlayan: Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar