BÜLTEN YAZILARI — 25 Temmuz 2012 at 22:43

Uçak içi acil durumlarda uygulanabilecek basit teknikler ve tıbbi manevralar

by

ABD’de 1997 yılında havayoluyla seyahat eden insan sayısı 600 milyon olup, 1980’lerdeki sayının 2 katıdır. Her yıl yolcu sayısı da, yolcular arasındaki engelli, hasta ve yaşlı insan oranı da artmaktadır. Yolculuk sırasında hastalanan insanlar için uçağın acilen en yakın meydana inmesi (diversion) çok kolay olmayan, masraflı ve zorda kalınmadıkça başvurulmayan bir yoldur. Bütün bu nedenlerle tıbbi sorunlar olabildiğince uçak içinde çözülmeye çalışılmaktadır.

Yaşamsal bir rahatsızlıkta tıbbi müdahalede bulunacak kişiler, hata yapmanın vicdani ve yasal korkularıyla hiçbir şey yapmamayı yeğleyebilir ve hasta kişiler bundan zarar görebilirler. Bu çekingenliği gidermek üzere, iyi niyetle yapılan bir tıbbi müdahalede kasti ihmal veya büyük bir hata yoksa ceza davası açılmasını engelleyen bir yasa yürürlüğe konmuştur (Good Samaritan Law).

Uçak içi acil durumlarda, uçakta yolcu olarak bulunan hekimlerin desteğini beklemek en iyisidir, ama bunun gerçekleşemediği koşullarda mürettebatın, hatta bilgili bazı yolcuların bile uygulayabileceği kolay tıbbi müdahale usulleri vardır:

Heimlich Manevrası: Boğazın bir şeyle tıkanması, boğulma ve nefes alamama (asthma) durumlarında, hasta kişinin göbek üstünden göğsüne doğru baskı uygulanmasıdır. Bunun birkaç usulü vardır; 1. Nefesi tıkanan kişiye arkadan sarılıp yumruk yapılmış eller göbek üstünde kavuşturularak yukarı kaldırmaya çalışmak, 2. Hasta sırtüstü yatarken göbekten göğse doğru baskı yapmak, 3. Hastanın göğüs bölgesinden bir sandalye veya koltuğa dayatılarak arkadan baskı yapmak. Bu uygulamalar, sağlık personeli olmayan kişilerce de kolayca yapılarak kişinin nefes tıkanıklığını gidermede çok etkili olur.

Valsalva Manevrası: Üst solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerde ödem nedeniyle orta kulağa hava giriş-çıkışı bozulduğu için, uçağın alçalması sırasında dış basıncın artmasına bağlı olarak ortaya çıkan kulak tıkanıklığı ve ağrılara karşı etkin bir yöntemdir. Burun elle, boğaz da şişirilerek kapatılmak suretiyle ıkınma ve zorlu nefes verme hareketi yapılır; karın ve göğüs basıncının arttırılması, tıkalı olan östaki kanalını açarak orta kulağa bir miktar hava girmesini sağlar ve hastanın kulak ağrısını bir anda rahatlatır. Burun ve glottis kapalı iken ağız ve boğaz tabanının kasılması (Frenzel manevrası) ve burun kanatları parmakla sıkılırken yutkunma (Toynbee manevrası) gibi versiyonları da vardır.

AEDs (Automatic External Defibrillators): Fibrilasyon, taşikardi ve kalp durması (arrest) durumlarında kullanılan bu cihazlar, elektrotları kalp bölgesine temas ettirildiğinde, kalbin durduğunu veya yaşamsal organlara kan pompalayamayacak kadar hızlı çalıştığını otomatik biçimde algılayarak şok akımı vermektedir. Bu cihazların bulundurulması büyük uçaklarda rutine girmiştir ve hekim veya hemşirenin bulunmadığı durumlarda, kurs görmüş uçuş ekibi tarafından, yerdeki hekim yönlendirmesiyle kullanılabilmektedir. İlk 8 dakika içinde bu cihazın kullanılması hastaların % 40’ı için yaşam kurtarıcı olmaktadır (Türkiye’de Sun Express Havayolları 11 uçağında AEDs vardır.)

Hazırlayan: Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar