BÜLTEN YAZILARI — 11 Ağustos 2012 at 11:12

Uzayda psikoloji ve psikiyatri

by

Uzay çalışmalarının teknolojik yönü hep öne çıkarılmıştır. Yüksek ivmeli bir uçuşla yerçekimsiz bir ortama giden, dar ve kapalı bir araç içinde alışılmadık biçimde yaşamını sürdüren insanın maruz kaldığı bedensel ve ruhsal stresler, naif insanları uzay hekimleri kadar kaygılandırmaz. NASA bile uzay uçuşlarındaki psikolojik-psikiyatrik sorunlara yeterince önem vermediğini itiraf etmiştir. Bu tutum, bir taraftan uzay mühendisliğinin ulaştığı teknik başarıların insanı gölgede bırakmasıyla, diğer taraftan, sofistike seçim ve eğitim sürecinden geçerek astronot olabilen seçkin askeri jet pilotlarının stres toleranslarının yüksek oluşuyla ilgilidir. Gerçekten de deneyimli askeri pilotların incinmezliğine ve her sorunu çözebilecek yetide olduklarına dair yaygın bir inanç vardır (13). Ancak farklı kültür, milliyet ve cinsten, aynı dili konuşmayan, pilot ve asker olmayan (bilim adamı, yolcu) kişilerin birlikte bulunduğu MIR ve ISS (Uluslararası Uzay İstasyonu) çalışmalarında psikiyatrik problemler dikkat çekmeye başlamıştır. Yıllarca sürmesi beklenen ve bir sorun yüzünden geri dönüşün çok zor olacağı Mars yolculuklarıyla ilgili kaygılardan birisi de budur. Geçmişte uzay uçuşlarında kısıtlayıcı unsur teknik konular iken, artık insana ait fizyolojik, tıbbi ve psikiyatrik konular olmuştur.

Uzayda Fizyolojik ve Tıbbi Sorunlar: Astronot ve kozmonotlar akselerasyon, yerçekimsizlik, kozmik radyasyon gibi fizik etkilere maruz kalırlar; doğal gece-gündüz çevrimi dışında yaşamanın, vestibüler ve proprioseptif sistem yanılgılarının yarattığı oryantasyon bozukluğu ile zorlanırlar. İlk 1 hafta astronotların % 44-67’sinde uzay tutmasına bağlı şiddetli kusmalar olur. Ağırlıksızlık yüzünden vücut sıvılarının alt bölgelerden üst bölgelere doğru yayılması sonucu; tıkalı burun, şişkin yüz, leylek bacak görünümü ve kalp damar sistemin işleyiş farklılıkları gelişir.

Yerçekimsizliğin bir diğer sonucu olarak, ağızdan alınan ilaçların midedeki hareketi, bağırsaklardaki emilimi ve karaciğerdeki metabolizması yavaşlar, kanda proteine bağlanma ve böbreklerden itrah sürecinde değişiklikler olur; bu da, ilaçların uzay ortamındaki etki süresi, yan etkileri ve biyoyararlanımını değiştirir. Kas atrofileri, kemiklerde kalsium kaybı, ortostatik intolerans, başağrısı olur. Uzun uzay uçuşu sonrası dünyaya dönen kişiler yardımsız yürüyemezler (1,5,11,12).

Psikolojik Problemler: Uzaydaki insan sonsuz karanlık ve derin bir sessizlik içinde yüzmekte, dar bir kapsül içinde mahsur bulunmaktadır. Aidiyet hissettiği ve sevdiği her şeyinin, dün, bugün ve yarınının aşağıda nokta gibi görünen bir gezegende kaldığını ve oradan gittikçe uzaklaşmakta olduğunu görmekle tarifi zor duygu ve düşünceler yaşar (kopma fenomeni). Gece-gündüz-mevsim ritimleri ve zaman algısı bozulmuş, dış uyaranlar azalmıştır (sensory deprivation). Silinerek banyo yapma, tüpten beslenme, kemerlerle bağlanarak veya ped kullanarak tuvalet ihtiyacını giderme, tulumlar içinde uyuma, cinsellikten uzak kalma, özel yaşam, kişisel bölge ve mahremiyetini kaybetme, arıza-kaza vs nedenlerle geri dönememe ve ölüm olasılığı, yatkınlığı olanlar için paniği, depresyonu, intiharı, somatoform bozuklukları, hallusinasyon ve hezeyanlarla birlikte psikozu başlatabilecek son derecede müsait bir psikoloji yaratır. Sadece basınçlı uzay giysileri içinde bulunmak bile klostrofobi ve panik oluşturmaya yeter. Yerçekimsizlik, öfori, yabancılaşma, çaresizlik, heyecan ve davranış bozuklukları; uzay tutması, dehşet hissi ortaya çıkarır (3,5,12).

Astronotların uzun uzay görevlerinde psikolojik direnç ve tepkilerini belirlemek amacıyla uzay analogu sayılan Antarktika’da, çöllerde, havuzlarda, denizaltılarda ve parabolik uçuşlarda testler yapılmış, birlikte uzun otomobil yolculuklarına çıkarılarak gözlenmişlerdir. Astronotluğa uygun kişilik yapısını belirlemekte kullanılan testler ise PCI, NEO-FFI’dir (8).

Bazı astronot ve kozmonotlar, iş yoğunluğu, aşırı bitkinlik ve fazla strese bağlı performans düşmesini “kişisel başarısızlık” olarak değerlendirip, yardım istemezler ve direnmeye çalışırlar (2). Diğer taraftan, uzay yolculuğu gibi çok zorlu ve yaşamsal risk taşıyan işleri başaran kişilerde salutogenezis olarak adlandırılan bir yetinin oluştuğuna dikkat çekilmiştir. Bu kavram, baş edilen streslerin, sonraki streslerle daha iyi baş etme becerisi ve psikolojik direnç kazandırdığını ifade etmektedir. Gizemli ve heyecanlı bilimsel çalışmaların aktörü, elit bir grubun üyesi olma, toplumsal övgüler alma gibi doyumlar, uzay adamlarının stresini azaltan unsurlar olmalıdır (5,13). Uzay deneyimi yaşayan bazı astronotların, ruhsal dengelerinde ve ailevi ilişkilerinde bozulmalar olduğu (E.Aldrin) da, evrenin büyüklüğü karşısında alçakgönüllüce, dünya, Tanrı ve yaşamın anlamı üzerinde filozofça düşüncelere daldıkları da görülmüştür (6,14).

Psikiyatrik Problemler: Uzay araştırmalarının büyüleyici görüntüsünün ardında ihmale uğrayan psikiyatrik bozukluklar, milyarlarca dolar harcanarak gerçekleştirilen projeleri boşa çıkarabilme potansiyelindedir. Mars seyahati için en büyük başarı, oraya gidecek aracı yapabilmek gibi görünse de, bu aracın içinde 2-3 yıl yaşayabilecek uygun insanları seçmek ve onları sağlıklı tutabilmek belki daha önemlidir.

Antarktika’daki deneklerin % 85’inde depresif, % 65’inde öfke, % 60’ında uyku ve % 53’ünde bilişsel bozukluklar gözlenmiştir. Uzay istasyonlarında uzun izolasyon denemelerine önem veren ve rekoru 800 günün üzerine çıkaran Ruslar, önemli bilgiler elde etmişlerdir. Kozmonotların zihinsel ve fiziksel bitkinlik, çabucak güçsüzleşmek, dengesiz mizaç, irritabilite, uyarı eşiği düşüklüğü ve uyku bozuklukları gibi yakınmaları, uzay astenisi olarak adlandırılmıştır. Bir kozmonot telsiz iletişimini 24 saat kapalı tutmuş, bir diğeri izinsiz olarak tehlikeli bir uzay yürüyüşü yapmış, bazılarının sonradan psikolojik olduğu anlaşılan müphem yakınmaları (ekşi bir koku, idrar retansiyonu, kalp ritim bozukluğu vb.) yüzünden bazı uçuşlar yarıda kesilmiştir. Batı ülkeleri terminolojisinde terk edilmiş olan bu tanı, ICD-10’da nevrasteni, DSM-IV’de kronik yorgunluk sendromu, distimi, major depresif veya uyum bozukluğu tanılarıyla kısmen örtüşmektedir (1,5).

İkinci büyük problem kişiler arası çatışmalardır. Bir uzay uçuşunda iki kozmonot 221 gün boyunca birbirleriyle hiç konuşmamışlar, bir kozmonot da günlüğüne; “bir cinayet için iki kişinin küçük bir hücreye kapatılması yeter” diye yazmıştır (12). Uzayda uzun süre birlikte yaşayacak olan mürettebatın psikolojik ve tıbbi sorunlarını çözümlemede birbirlerine yardımcı olmak üzere eğitilmesi, gerektiğinde video-konferans biçiminde psikoterapi seansları yapılması, ekibe doktor katılması, bazı ilaçların kapsülde bulundurulması gibi uygulamalar rutine girmektedir (5,10,11). Uzay ortamındaki monotonluğu gidermede fizik egzersizler ve internette gezinme iyi sonuç vermekte, fakat en önemli iki antidotun, görüntülü telefonla yapılan aile görüşmeleri ve sürpriz hediyeler (kitap, film, fotoğraf, müzik kasetleri, yiyecekler) olduğu belirtilmektedir (1).

Uzun uzay görevlerinde bulunan astronot ve kozmonotlarda en sık karşılaşılan tıbbi problemler; küçük fizik travmalar, kalp ritim bozuklukları, başağrısı, uykusuzluk ve uzay tutmasıdır. En çok kullanılan ilaçlar sıralamasında uzay tutması ilaçları birinci, hipnotikler ikinci sırada yer almıştır. Psikiyatrik bozuklukların bu listede yer almaması, uzay adamı seçimlerindeki başarı ile ilgili olmalıdır; çünkü yaşamsal riskin olmadığı Antarktika izolasyon çalışmalarında bile psikiyatrik bozuklukların oranı % 4-5 bulunmuştur. En az 6 mürettebatın katılacağı ve 3 yıl sürecek olan Mars yolculuklarında psikiyatrik bozuklukların çok daha fazla görülmesi olasıdır (4,5). Zaten uzay araçlarının tıbbi donanımları arasına ajite kişiler için tesbit gereçleri konması da bu ihtimalin ciddiyetinin göstergesidir.

Uzay uçuşu gibi çok çeşitli ve yoğun stresler altındaki insanın psikolojik tepkileri normal, ancak psikiyatrik bozuklukları anormal sayılır (6) ve bunları göstermesi olası kişiler astronot seçimi aşamasında elenmeye çalışılır. Bugün egzotik heyecanlar yaşamak için şimdiden uzay otellerinde rezervasyon yaptıran kişiler vardır ve bunların sağlık standartları bile belirlenmiş olup, anksiyete, depresyon, intihar, psikoz ve madde bağımlılığı olguları için engeller konmuş bulunmaktadır (7).

KAYNAKLAR
1. Cooper HSF. The loneliness of the long-duration astronaut. Air & Space/Smithsonian. June/July 1996

2. Flynn CF. An operational approach to long-duration mission behavioral health and performance factors. Aviat
Space Environ Med. 2005; June 76(6, Suppl.): B42-51

3. Gagarin YU, Lebedev V. Uzay ve Psikoloji. (Psychology and Space. Mir Publishers, Moscow 1970) Çeviri:
Sibel Özbudun. Süreç Yayıncılık, İstanbul, 1984

4. Goncharov IB, Kovachevich IV, Pool SL, Naninkov AL, Barratt MR. Medical care systems for NASA-Mir
space flights. Aviat Space Environ Med. 2002;73: 1219-23

5. Kanas N, Manzey D. Space Psychology and Psychiatry. Published Jointly by Microcosm Press and Kluwer
Academic Publishers, Netherlands, 2003

6. Kanas N. Psychiatric issues affecting long duration space missions. Aviat Space Environ Med. 1998; 69:1211-
16

7. Medical Guidelines for Space Passengers. Aviat Space Environ Med. 2001;72: 948-50

8. Musson DM, Sandal SM, Helmreich RL. Personality characteristics and trail clusters in final stage astronaut
selection. Aviat Space Environ Med. 2004;75: 342-9

9. Newlon C. 1001 questions answered about space. Dodd, Mead & Company, New York, 1962 s. 207-13

10. Nicholas JM. Interpersonal and group-behavios skills training for crews on space station. Aviat Space
Environ Med. 1989;60: 603-8

11. Oosterveld WJ. Uzayda yaşamak; uzay yolculuğunun biyolojisi ve fizyolojisi. Organonarma 1990;1:6-12

12. Pierce CM. Mental health factors in space flights. Aviat Space Environ Med. 1988;59: 99-101

13. Suedfeld P. Invulnerability, coping, salutogenezis, integration: four phases of space psychology. Aviat Space
Environ. Med. 2005; June 76(6, Suppl.): B61-66

14. Suedfeld P, Weiszbeck T. The impact of outer space on inner space. Aviat Space Environ Med. 2004; 75(7,
Suppl.): C6-9

Yazıyı hazırlayan : Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç

Yorumlar