ARŞİV — 20 Eylül 2012 at 15:10

YÖK pilotajda yetenek sınavını kaldırdı; Çok yazık !

by

Müjdeler olsun; bu yıl pilot adaylarına yetenek sınavı uygulanmayacak! En sonda söyleyeceğimizi baştan söyleyelim: Bu çok ciddi bir yanlıştır! Acıları sonra ortaya çıkacak büyük bir hatadır; çok yazık!

YÖK tarafından alınan bu karar sayesinde, her heves eden genç (kişilik bozukluğu da bulunsa, yeteneksiz de olsa) 4-5 yıl sonra pilot olarak bir uçağın kokpitine oturabilecektir… Söz konusu olan amatör pilot adayı değerlendirmesi olsa belki görmezden gelinebilir; ama ticari havacılıkta yüzlerce yolcuyu sırtında taşıyıp yüz milyonlarca dolar değerindeki uçakları uçuracak pilotların seçim aşamasında bir yetenek değerlendirmesine tâbi tutulmadan, sadece belirli bir puanı almış olmalarını yeterli saymanın mantığını anlayamıyoruz. Halbuki Avrupa’nın birçok ülkesinde DLR veya benzeri testlerden geçmeden airline pilotu olmak mümkün değildir.

Bilindiği gibi halen pilotaj eğitimi, TSK ve özel uçuş okulları dışında, Anadolu Üniversitesi SHYO ve Türk Hava Kurumu’nda verilmekte olup; bu yıl Özyeğin Üniversitesi de pilotaj öğrencileri almıştır. Duyumlarımıza göre YÖK, seçme ve mülâkat sınavlarında iltiması ve şaibeleri önlemek için böyle kestirme bir karar almış bulunuyor. Yani bir problemi çözmek için akılcı yollar bulmak yerine, bir kılıç darbesiyle kestirip atmak! Aynı şey üniversitelerin müzik, tiyatro, resim, heykel, beden eğitimi, hava trafik gibi bölümlerine girecek öğrencilere neden uygulanmıyor? Bu bölümlerde iltimas ihtimali yok mu?

Son yıllarda dünyada olduÄŸu gibi ülkemizde de ticari havacılığın tahminlerin ötesinde bir ivmeyle büyümesi nedeniyle pilotaj eÄŸitimi hız kazandı. Prestijli bir meslek edinip hemen yüksek ücret almak isteyen gençler kadar, ticari ÅŸirketler de bu alana yöneldi. Bir yetenek ve sevda alanı olan, emniyetin birinci öncelikte olması gereken pilotaj, rant kapısına dönüşmeye baÅŸladı. Nasıl ki her isteyen astronot olamıyorsa, her heves edenin de pilot olamaması için bazı engeller konulması, adayların özel bir süzgeçten geçirilmesi gerekirken; bugün süzgecin aralıkları çok geniÅŸlemiÅŸtir; parayı bastıran gençler özel uçuÅŸ okullarına, LYS’de puanı tutturanlar da SHYO’lara kayıt yaptırabilmektedir… Bu noktada AyJet UçuÅŸ Okulu, önceden beri iddia ettiÄŸi farklılığını somut olarak kanıtlamıştır. Bu yıl ÖzyeÄŸin Üniversitesiyle ortaklaÅŸa yürütecekleri pilotaj eÄŸitimi için, öğrencilerin uçuÅŸa uygunluklarını deÄŸerlendirmek üzere, önceden test uçuÅŸu yaptırma kararı vermiÅŸtir. AyJet’in oldukça yüksek parasal maliyeti olan bu iÅŸi;

–          Üniversiteden ve öğrencilerden ek ücret talep etmeden,

–          SHGM, YÖK vb. gibi bir otoritenin zorlaması olmadan,

–          Sadece uygun adayları seçmek adına yapıyor olması, her türlü takdirin üzerindedir ve alkışı hak etmektedir.

Yetenek testi neden gerekli

Pilot seçimiyle ilgili yayınlarda öncelikle, adaylarda patolojik zihinsel ve davranışsal bozuklukların, uçak tutması, kapalı yer ve yükseklik korkularının olmaması; kişilik yapılarının havacılık streslerini karşılamaya uygun ve bazı psikomotor becerilerinin de yüksek olması gerekliliği vurgulanır. Bu becerilerden belli başlıları: Üç boyutlu algılama, görsel-işitsel bellek, dikkat toplama, bilgi işleme, çapraz kontrol, hız-mesafe tahmini, tepki süresi, göz-el-ayak koordinasyonu, karar verme, heyecan ve duygu kontrolü, ekip çalışması-işbirliği, akılcı çözüm üretebilme, motivasyon, liderlik, vs’dir. Pilotaj başarısında ve emniyetli uçuşlar yapabilmede çok önemli olan bu unsurlardan bazılarının kabaca değerlendirildiği kâğıt-kalem testleri bugün artık yetersiz sayılmaktadır. Ama YÖK’ün kararıyla bu değerlendirme bile kaldırılmış durumdadır. Hava Kuvvetlerimiz pilot adaylarını 30 yıldır psikomotor test cihazları kullanarak ve bu becerileri ölçerek seçmektedir. Bugün ABD Hava K’de her bin adaydan 150 pilot çıkmaktadır. (500 kişi tıbbi muayenelerde, 250 kişi psikolojik testlerde elenir.) Pilot eğitimi sürecindeki kayıp oranı ise %15-25 arasındadır. Bu rakamlar, sivil pilotlar için de bir seçim-eleme prosedürünün (eğitim maliyeti, kontenjan işgali, zaman, gelecekteki başarısızlık ve kazalar vs. bağlamında) ne kadar önemli olduğunu gösteren bir ipucudur.

Ticari şoförlerin girdiği zorunlu psikomotor testler

4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun (11.6.2009 tarihli) Karayolu Taşıma Yönetmeliği Mad.36/d gereği olarak, ticari sürücülerin (otobüs, minibüs, taksi,  kamyon, TIR şoförleri, iş makinası operatörleri, vs.) 5 yılda bir psikoteknik testlerden geçmeleri zorunlu kılınmıştır. Bu yasanın mantığı, sürücülerin psikolojik veya nörolojik sorunları nedeniyle ortaya çıkan bazı dikkat, algı, refleks, bellek ve davranış bozukluklarını belirli aralarla kontrol edip, yetersizliği olanları trafikten men etmek ve böylece kazaları azaltmaktır. Aynı ihtiyacın havayollarında söz konusu olmadığı düşünülebilir mi?

Anadolu Üniversitesinin sisteme müdahale çabası

Anadolu Üniversitesi, ülkemizde pilot seçim sistemini de bilimsel çizgiye getirmeyi hedefleri arasına almış bulunmaktadır. Üniversitenin Havacılık ve Uzay Tıbbı Uygulama ve Araştırma Merkezi, birkaç sene içinde Pilot Seçim Sistemini devreye sokmaya çalışmaktadır. Pilotaj beceri ve yeteneklerini ölçmeye yarayan psikomotor test cihazları ve özel kişilik testleri, skora dayalı sonuçlar vermektedir. Bu sistem sadece Anadolu Ü. SHYO öğrencileri için değil, istenirse sivil havacılığımızda pilotaj eğitimine alınacak tüm adayların değerlendirmesinde de kullanılabilecektir. Benzeri testler dünyada ve ülkemizde iş makinesi operatörlerinin seçimi, ticari araç sürücülerinin performans kontrollerinde ve havacılıkta uzun yıllardır kullanılmaktadır. Elde edilen sonuçlar, kişilerin ileriki mesleki başarılarıyla korele edilip testlerin geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış durumdadır.

Son söz

Kaza ve kırım olaylarında insan faktörü yüzde 80 oranında rol sahibi olduğuna göre, bunu minimize etmenin yolu, kokpite, kuleye ve hangara yanlış insanların girmesini önlemek ve doğru adamları bulma yönünde bilimsel kriterler getirmektir. Yetenek zafiyeti ve kişilik defektleri olan pilot adayları, eğitim sürecinde ve sonraki meslek yaşamında büyük bir sorundur. Mevcut sistemde (sağlık muayenesi dışında hiçbir seçim sürecinden geçmeden) yüksek bir okul ücreti ödeyerek pilotaj eğitimine başlayan özel uçuş okulu öğrencilerinin mezuniyet oranlarına bakıldığında, başarısız bulunup elenen kişi sayısının ‘yok düzeyinde’ olması trajikomik bir durumdur. Bu bir zafiyet alanıdır ve kanımızca SHGM’nin ‘duruma bakmasını’ gerektirmektedir.

Uçuş emniyeti adına beklentimiz, hiç değilse pilotaj eğitiminin üniversiter düzeyde verildiği kurumlarda daha ciddi uygulamalar olmasıdır. İyi bir sistem, çürük yumurtalarla çift sarılıları ayırt edecek prosedür ve enstrümanlara sahip olmalıdır.

Yazıyı hazırlayan : Doç Dr Muzaffer Çetingüç

Yorumlar